Yatırımcı Rehberi
Nelere Dikkat Edilmeli
VOB'da Vergilendirme
Faydalı Siteler
Etkinlikler
Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

 

Sıkça Sorulan Sorular'a aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

Sıkça Sorulan Sorular

 

 

Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş. Hakkında

 
S: VOB Nedir?
Y.

VOB, Vadeli İşlem Borsası A.Ş.' nin kısaltılmış ünvanıdır. VOB vadeli işlem ve opsiyon borsası işletmek amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuş özel hukuk tüzel kişisidir. VOB aynı zamanda borsanın kendisidir.

S: Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’nın hukuki statüsü nedir?
Y.

Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş., Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17/08/2001 tarihli ve 9/1101 sayılı Kararına dayanan, Devlet Bakanlığı’nın 03/09/2001 tarihli ve 2381 sayılı yazısı üzerine, 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 40’ıncı maddesine göre, 10/09/2001 tarih, 24558 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2001/3025 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan ülkemizdeki ilk özel borsa kuruluşudur. Borsamız, 04/07/2002 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilmiş olup, bu tescil 09/07/2002 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmıştır. 05/03/2004 tarihinde SPK’dan faaliyet izni alınmış olup 27/03/2004 tarihi itibariyle VOB Borsa Yönetmeliği T.C Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 30/11/2004 tarihinde VOB’da  işlem gören sözleşmeler ve VOB üyeliğine ilişkin hususlar SPK tarafından onaylanmıştır. 26/01/2005 tarihinde VOB üyelik ve işlem esasları ile vadeli işlem sözleşmelerine ilişkin genelgeler yürürlüğe girmiştir. Genelgelerin son hali için lütfen www.vob.org.tr adresine bakınız. 04/02/2005 tarihinde de VOB’da işlemler başlamıştır.

S: VOB’un hissedarları kimlerdir?
Y.

Hissedarın Adı

Payı  

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)  

%25

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)  

%18

İzmir Ticaret Borsası ( İTB)

%17

Yapı ve Kredi Bankası  A.Ş.

% 6

Akbank T.A.Ş.

% 6

Vakıf Yatırım Menkul Değerler A.Ş.

% 6

Garanti Bankası T.A.Ş.

% 6

İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.

% 6

Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği

% 6

İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.

% 3

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.

% 1

VOB’un 11 hissedarı bulunmaktadır ve şirketimizin ödenmiş sermayesi 9 Milyon TL’dir.

S: Vadeli işlem piyasaları nedir?
Y.

Vadeli işlem piyasaları anlaşmanın bugünden yapıldığı ve spot piyasaların aksine yükümlülüklerin gelecek bir vadede yerine getirilmesini öngören  piyasalardır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, vadeli piyasalar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin işlem gördüğü piyasa veya borsaları ve buna benzer sözleşmelerin işlem gördüğü diğer organize olmamış piyasaları kapsamaktadır.

Alivre sözleşmeler (forward), vadeli işlem sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri ve swap sözleşmeleri vadeli piyasalarda yaygın kullanılan araçlardır. Spot piyasada oluşan fiyatlar taraflar açısından ne kadar önem arz ediyorsa, geleceğe yönelik olarak oluşan fiyatlar da taraflar açısından aynı derecede önem taşımaktadır.

S: Vadeli işlem piyasaları hangi ihtiyaçtan doğmuştur?
Y.

Yaşadığımız dünyada bir çok mal veya hizmetin fiyatının serbest piyasa koşullarında  arz ve talebe göre belirlendiğini ve fiyatların sürekli bir değişkenlik gösterdiğini biliyoruz. Sahip olduğumuz mal veya hizmetleri piyasa koşullarında oluşan fiyatlardan alıp satabiliyoruz. Peki şu anda henüz sahip olmadığımız, örneğin üç ay sonra sahip olacağımız bir mal veya hizmeti hangi fiyattan satacağız? Ya da bir malı gelecek bir tarihte, örneğin üç ay sonra hangi fiyattan satın alacağız?

Bu sorulara yanıt bulunması ve gelecekteki fiyat belirsizliğinden kaynaklanan risklerin ortadan kaldırılması amacıyla vadeli işlem sözleşmeleri alınıp satılmaya başlanmış, yapılan vadeli sözleşmelerde taraflara garanti sağlanması amacıyla da bu sözleşmeler organize borsa çatısı altında toplanmıştır.

Sözleşmelerin standart hale getirilmesi ile spekülatörler de bu sözleşmeler üzerinden işlem yapmaya başlamışlardır. Böylelikle fiyat riskine karşı korunma çabası içerisinde olan üreticiler ve tüccarlar bir çözüme kavuşurken, yatırımcılar ve spekülatörler de cazip bir yatırım aracına sahip olmuşlar, finansal alanda faaliyet gösteren aracı kurumlar ve bankalar müşterilerine yeni alternatif ürünler sunabilir hale gelmişlerdir.

S: Vadeli işlem piyasalarının tarihi gelişimi nasıldır?
Y.

Günümüzdeki modern vadeli işlem piyasalarının tarihi binlerce yıl geriye gitmekle birlikte, ilk vadeli işlemlerin başlangıcı 1800’lü yıllar olarak kabul edilmektedir. Vadeli işlem piyasalarının tarihinde  Amerikanın Chicago kentinin özel bir yeri vardır. 1833 yılına kadar köy olarak kabul edilen Chicago 1837 yılında şehir statüsüne kavuştuğunda 4.107 kişilik bir nüfusa sahipti. Chicago, Michigan gölü kıyısında Amerika’daki diğer büyük göllere ve orta batıya kadar ulaşım imkanına sahip olması nedeniyle stratejik bir öneme sahipti. Bu konumu Chicago’nun hızla gelişerek bir ticaret merkezi haline gelmesini sağladı. Chicago çevresinde yetiştirilen tarımsal ürünler bu bölgeye taşınıyor ve burada depolanarak ticareti yapılıyordu.

Tarımsal ürünlerin arz ve talebindeki dalgalanmalar sonucu fiyatlar yılın belli dönemlerinde çok düşük olurken diğer dönemlerde aşırı yükseliyordu.  Arzın, talebin çok üzerinde olduğu dönemlerde üreticiler zarar ediyorlar, aksi durumda ise aranan mal piyasada bulunamıyordu. O yıllarda yeterli depoların olmaması ve ulaşım zorlukları piyasalarda karışıklığın artmasında etkili oldu.

Bu durum karşısında üretici ve tüccarlar çözüm olarak aralarında geleceğe yönelik ticari sözleşmeler yapmayı tercih etmeye başladılar. İlk kayıtlı geleceğe yönelik sözleşme, 13 Mart 1851 yılında 3.000 kile mısır üzerine Haziran ayı Chicago teslimi olarak yapıldı.

İki taraf arasında karşılıklı güvene dayalı olarak yapılan geleceğe yönelik sözleşmeler ihtiyaca tam olarak cevap veremedi. Çünkü, fiyat değişimleri aleyhine olan taraf, yükümlülüğünü yerine getirmeyebiliyordu. Bunun üzerine arayışlarına devam eden  82 tüccar bir araya gelerek 1848 yılında tarımsal ürünlerin alıcı ve satıcılarının merkezi bir yerde işlem yapmaları ve aynı zamanda şehirde ticaretin gelişmesi amacıyla Chicago Board of Trade’i (CBOT) kurdular. CBOT’de ilk yıllarda geleceğe yönelik sözleşmeler işlem görürken tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sonucu, sözleşmelerin standart hale getirilmesi ve borsanın belirlediği bir takas kurumunun garantör olması kararlaştırıldı. Takas Kurumu, bu garantiyi alıcı karşısında satıcı, satıcı karşısında alıcı konumuna geçerek ve işlem yapan taraflardan teminat alarak vermeye başladı.

Geleceğe yönelik sözleşmelerde (forward) taraflar kalite, miktar, fiyat, teslim yeri ve vadeyi aralarında serbestçe belirlerken, vadeli işlem sözleşmesi ile alım satıma konu ürünün kalitesi, miktarı, vadesi, teslim yeri standart hale getirildi. Vadeli işlem sözleşmelerinde değişken tek unsur sözleşmenin fiyatıdır, o da borsada alım satım anında belirlenmektedir. Sözleşmelerin standart hale getirilmesi ve teminat sistemi, piyasaya spekülatörlerin (yatırımcıların) de girmesine yol açtı.

1970’li yıllara kadar Amerika’da sadece tarımsal ürünler üzerine vadeli işlem sözleşmeleri işlem gördü. 1972 yılında Bretton Woods sisteminin terk edilmesi ile birlikte döviz kurları ve faiz oranlarındaki değişim piyasa katılımcıları açısından risk oluşturmaya başladı. Bu gelişme üzerine yıllardır tarımsal ürünler üzerine düzenlenmekte olan vadeli işlem sözleşmeleri finansal araçlar üzerine de düzenlenmeye başladı.

1972 yılında Chicago Mercantile Exchange (CME) bünyesinde International Monetary Market’in (IMM) kurulması ile dövize dayalı ilk vadeli işlem sözleşmeleri (currency futures) işleme açıldı. Bunu faiz vadeli işlem sözleşmeleri izledi. 1975 yılında Chicago Board of Trade bünyesinde Government National Mortgage Association (GNMA) sözleşmeleri ile birlikte faize dayalı ilk vadeli işlem sözleşmeleri de işlem görmeye başlamış oldu. Dünyada hisse senedi endeksi üzerine ilk vadeli işlemler 24 Şubat 1982 tarihinde Kansas City Board of Trade (KCBT) tarafından Value Line Composite Index üzerine düzenlenmiştir.

1970’li yılların ikinci yarısında Avrupa kıtasında da vadeli işlem borsalarının kurulmaya başladığını ve günümüze kadar hızlı bir gelişme gösterdiğini görüyoruz. Almanya-İsviçre ortaklığı ile kurulan Eurex; Amsterdam, Paris, Lisbon, Londra ve Brüksel ortaklığı ile kurulan Euronext.liffe de bugün işlem hacminde Chicago’daki borsalarla yarışır bir borsa konumuna gelmiştir

Dünyadaki borsaların 160 yıla ulaşan geçmişlerinin yanında VOB’un henüz dört seneye ulaşmamış olan işlem geçmişine rağmen VOB-İMKB 30 sözleşmesinin dünyadaki en likit 13. hisse senedi endeksi sözleşmesi konumuna gelmiş olması ise dikkat çekicidir.

S: Vadeli işlem piyasalarının temel fonksiyonu nedir?
Y.

Vadeli işlem piyasalarının iki temel fonksiyonu vardır: Risk yönetimi ve geleceğe yönelik fiyat oluşumu.

Risk Yönetimi:

Vadeli işlem piyasalarının temel fonksiyonlarından biri, gelecekte meydana gelebilecek aleyhte fiyat değişimleri karşısında riskten korunma imkanı sunmaktır. Nitekim vadeli işlem piyasaları, tarımsal ürünlerin fiyatlarında gelecekte meydana gelebilecek aşırı dalgalanmaların yaratacağı risklerden korunma ihtiyacından doğmuştur.

Her kişi veya kurumun üstlenmiş olduğu riskler birbirinden farklı olabilir. Bu farklılığı yaratan, iş hacmi, faaliyet türü gibi bir çok kriterdir. Vadeli işlem piyasaları yatırımcılara risklerini diğer yatırımcılara transfer edebilme olanağı sağlar. Riskleri üstlenen taraflar ise risklerini daha kolay yönetebilecek olan veya bu riskleri üstlenmeye istekli yatırımcılar olabilir. Riskleri üstlenmeye istekli olan taraflar, vadeli işlem piyasalarında derinliği sağlayan ve fiyat değişimlerinden kar elde etmeye çalışan spekülatörlerdir. Spekülatör olarak adlandırılan grup esas itibarı ile riskten korunmak yerine beklentileri doğrultusunda pozisyon alarak fiyat değişimlerinden kar elde etmeye çalışmaktadır. Özet olarak risk, vadeli işlem piyasalarında alınıp satılabilir hale gelmektedir.

Geleceğe Yönelik Fiyat Oluşumu:

Geleneksel piyasalarda arz ve talebe göre oluşan fiyatlar, içinde bulunulan anda geçerlilik arz etmektedir. Örneğin TL/Dolar denince ilgili piyasada o an  geçerli kurlar akla gelmektedir. On dakika sonrasında fiyatların ne olacağını tam olarak kestirmek imkansızdır. Oysa vadeli işlem piyasaları sayesinde değil on dakika sonrasının, bir yıl sonrasının bile fiyatlarının belirlenmesi mümkündür. Bu piyasalarda işlem yaparak gelecekteki alış veya satış fiyatını belirleyebilmenin yanında bu piyasalar sayesinde gelecekteki fiyatlar hakkında sadece fikir sahibi olmanız da mümkündür. Örneğin vade sonu altı ay sonra olan bir sözleşme için yatırımcıların vermiş olduğu alış veya satış kotasyonlarına bakarak, yatırımcıların söz konusu varlığı altı ay sonra satın alırken vermeye razı olacakları fiyat veya bu malı altı ay sonra satarken karşılığında almayı kabul edecekleri fiyat hakkında fikir sahibi olunabilir.

S: Spot (nakit) işlem nedir?
Y.

Ödeme ve teslimatın işlem yapılan günde veya çok kısa süre içerisinde yapıldığı işlemlere spot veya nakit işlemler denilmektedir.

S: Vadeli işlem nedir?
Y.

Anlaşmanın bugün yapılması, anlaşma yükümlülüklerinin ise gelecekte yerine getirilmesi yönünde yapılan işlemlere genel olarak vadeli işlem denilmektedir.

S: Spot (nakit) fiyat nedir?
Y.

Bir malın spot alım/satımını yaparken malın birim fiyatı için bugün veya çok kısa süre içerisinde ödeyeceğiniz/alacağınız meblağdır.

S: Vadeli fiyat nedir?
Y.

Bir malın vadeli alım/satımını yaparken malın birim fiyatı için gelecekte ödeyeceğiniz/alacağınız meblağdır.

S: Türev araç nedir?
Y.

Değeri başka bir finansal varlığın veya malın değerine doğrudan bağlı olan finansal araçlar türev araç olarak adlandırılmaktadır. Türev araçlar, dayanak varlığın sahipliğinin el değiştirmesine gerek olmaksızın, bu varlıkla ilgili hak ve yükümlülüklerin ticaretine imkan sağlar. Türev araçlar, riskten korunma, yatırım veya arbitraj amacıyla kullanılabilir. Vadeli işlem (futures) ve opsiyon (options) sözleşmeleri türev araçlar arasındadır. Bunun yanında, forward ve swap sözleşmeleri de türev araçlar grubuna dahildir.

S: Türev araç çeşitleri nelerdir?
Y.

Alivre İşlem Sözleşmeleri (Forward)

Vadeli İşlem Sözleşmeleri (Futures)

Opsiyon Sözleşmeleri (Options)

Takas Sözleşmeleri (Swaps)

S: Türev araçlar nerede işlem görür?
Y.

Alivre sözleşmeler tezgahüstü piyasada, vadeli işlem sözleşmeleri vadeli işlem borsalarında (organize borsalar), opsiyon sözleşmeleri hem tezgahüstü piyasada hem de organize borsalarda, swap sözleşmeleri ise tezgahüstü piyasada işlem görmektedir. Son yıllarda organize borsalarda işlem görmeye başlamış olan swap sözleşmeleri de vardır

S: Alivre sözleşme (Forward) neyi ifade eder?
Y.

Geleceğe yönelik (Alivre) sözleşme, satıcının/alıcının belli bir ürünü ileri bir tarihte, baştan anlaşılan bir fiyat üzerinden alıcıya teslim etmesini/satıcıdan teslim almasını öngören sözleşmelerdir. Sözleşmenin şartları (fiyat, miktar, kalite, vade ve yer) alıcı ile satıcı tarafından karşılıklı belirlenmektedir.

Alivre sözleşmeler tarafların gelecekte almak veya satmak istedikleri ürünlerin fiyat değişimleri nedeniyle oluşan riskten korunma ihtiyacı karşısında çözüm olarak gördükleri sözleşmelerdir. Bu yönüyle alivre sözleşmeler vadeli işlem sözleşmelerinin geliştirilmesine temel oluşturmuştur.

Alivre sözleşmeler taraflar arasında serbestçe yapıldığı için karşılıklı güven gerektirir. Diğer bir ifadeyle alivre sözleşmelerde “kredi riski” vardır. Taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmeme riski, garanti altına alınmış değildir. Ayrıca iki taraf arasında yapılan alivre sözleşmeler diğer piyasa katılımcılarının bilgisine açık değildir. Bu nedenle alivre sözleşmeler net bir şekilde geleceğe yönelik fiyatlar için referans özelliği taşımazlar. Alivre sözleşmelerde genellikle taraflar vade sonuna kadar pozisyonlarını kapatamazlar. Pozisyonların kapatılması sözleşmenin iptali ile mümkündür. Alivre sözleşmeler, sözleşmede özel bir hüküm yoksa bir başkasına devredilemez. Ayrıca devri hukuken mümkün olsa bile her bir alivre sözleşme kendine özgü hükümler taşıdığından ve standart olmadığından devri kolay değildir.

S: Vadeli işlem sözleşmeleri (Futures) nedir?
Y.

Vadeli işlem sözleşmeleri esasen standart hale getirilmiş alivre sözleşmelerdir. Vadeli işlem sözleşmesi (futures), ileri bir tarihte, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni veya dövizi alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşmedir. Vadeli işlem sözleşmesinde alım satıma konu mal veya finansal aracın niteliği, miktarı, süresi ve teslim yeri standart olarak tanımlanmıştır.

Vadeli işlem sözleşmelerinde tek değişken, alım satım sırasında oluşan fiyattır. Vadeli işlem sözleşmeleri, vadeli işlem borsalarında işlem  görür ve borsa takas kurumunun garantisi altındadır. İşlemlerin borsa takas kurumu tarafından garanti edilmesi, uygulanan teminat sistemi ile mümkün olmaktadır. Sözleşme bazında teminatlar potansiyel zarar riskini karşılayacak şekilde borsa tarafından belirlenir.

S: Alivre sözleşmeler ve vadeli işlem sözleşmeleri arasındaki farklar nedir?
Y.

Vadeli işlem sözleşmeleri standart hale getirilmiş alivre sözleşmeler olmakla birlikte aralarında önemli farklılıkların olduğunu görüyoruz.

ALİVRE SÖZLEŞME

VADELİ İŞLEM SÖZLEŞMESİ

İki taraf arasında yapılan özel sözleşmelerdir ve organize borsalarda işlem görmezler.

Organize borsalarda  işlem görürler.

Temerrüt riski vardır. Satıcı belirlenen malı veya finansal ürünü teslim edemeyebilir veya alıcı da teslimatı kabul etmeyebilir. Kredi riski vardır.

İşlemler takas kurumu tarafından garanti edilir. Tarafların birbirini tanıması gerekmez.

Tarafların ihtiyaçlarına göre düzenlenirler ve standart değildirler.

Sözleşme özellikleri standarttır.

Diğer piyasa katılımcıları yapılan diğer alivre sözleşmelerden habersizdir. Diğer müşterilere banka tarafından verilen kotasyonların tümünden haberdar olunamaz. İşlemler şeffaf değildir.

Vadeli işlem sözleşmeleri borsalarda şeffaf bir şekilde işlem görür. Gerçekleşen işlemler diğer borsa katılımcıları tarafından anlık olarak takip edilebilir. Yani işlemler şeffaftır, kamuya açık yapılır.

Müşteriler arası farklılık (işlem önceliği, teminat oranı vs.) yaratılması mümkündür.

Verilen emirler fiyat ve zaman önceliğine göre işlem görür. Her müşteri tarafından verilen emir aynı değer ve önceliktedir.

Sözleşmenin vadesinden önce üçüncü bir kişiye devredilmesi zordur.

Sözleşmeler vade tarihine kadar sürekli el değiştirebilir.

Piyasa likit değildir.

Piyasa likittir.

Kar veya zarar vade sonunda ortaya çıkar.

Kar veya zarar günlük olarak hesaplanır ve ilgili hesaplara yansıtılır (“marking to market”-“piyasaya göre ayarlama”).

Günlük fiyat hareket sınırı yoktur.

Genelde günlük fiyat hareket sınırı vardır.

Vade tarihinde çoğunlukla teslimat gerçekleşir.

Vade tarihinde gerçekleşen teslimat oranı %1-3 arasındadır.

Teminat zorunluluğu yoktur. Dolayısıyla, kaldıraç etkisinden söz edilemez.

Teminat yatırılması zorunludur. Kaldıraç etkisi vardır.

S: Opsiyon sözleşmesi nedir?
Y.

Opsiyonlar, belli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), opsiyona dayanak varlık oluşturan belli miktardaki bir malı, finansal ürünü, sermaye piyasası aracını veya ekonomik göstergeyi belli bir fiyattan  (kullanım fiyatı) alma yada satma hakkını, belli bir prim karşılığında opsiyonu satın alan kişiye (lehdara) veren ancak zorunlu tutmayan, buna karşın opsiyonun satıcısını (keşidecisini) lehdar tarafından talep edilmesi halinde satmaya ya da satın almaya zorunlu tutan  sözleşmelerdir.

Opsiyon satan yatırımcı, opsiyonu alan kişiden tahsil ettiği prim karşılığında, opsiyonun vadesinde veya vadesi dolana kadar olan herhangi bir tarihte, opsiyona dayanak oluşturan belli miktardaki bir malı, finansal ürünü, bir sermaye piyasası aracını veya bir ekonomik göstergeyi, opsiyonu alan yatırımcının talebi halinde belirli bir fiyattan alma yada satma yükümlülüğünü üzerine alır.

Opsiyon Alıcısı-Satıcısı

S: Swap (takas) sözlesmesi nedir?
Y.

Önceden belirlenmis bir formüle ve vadelere göre, iki veya daha fazla taraf arasında gerçeklesecek olan nakit akısının mübadelesini saglayan, özel olarak hazırlanmıs sözlesmelere denir. Borçlanma senetlerine ve dövize dayalı swap sözlesmeleri yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Genelde bir swap sözlesmesine taraf olanların (counterparty) gerçeklestirdigi nakit akısları, sözlesmeye konu olan borçlanma senetlerinin veya dövizin degisen degerine dayandırılır. Örnek olarak faize dayalı bir swap sözlesmesini ele alabiliriz. A bankasının B bankasına önümüzdeki 5 yıl boyunca her sene toplam 1 milyon dolarlık bir borç üzerinden sözlesmede belirlenmis sabit bir faiz ödeme yükümlülügüne girmesi ve buna karsılık B bankasının da A bankasına aynı ödeme vadelerinde yine 1 milyon dolar üzerinden fakat degisken faizli bir ödeme yapmayı kabul etmesi, degisken faizin sabit faiz ile degistirilmesi (swap edilmesi) seklinde gösterilebilir

 

VOB’da İşlem Gören Sözleşmeler ve Piyasanın İşleyişi

 
S: VOB’da ne alınıp satılır?
Y.

VOB’da “vadeli işlem sözleşmeleri” alınıp satılmaktadır. Bununla birlikte, opsiyon sözleşmelerinin de işlem görmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.

Herhangi bir türev aracın borsada kote edilebilmesi, Sermaye Piyasası Kurulu’nun iznini de içeren uzun bir hazırlık süresini gerektirir. Bir türev aracın borsaya kote edilebilmesi için, bir çok koşulun yanında, dayanak varlığının aktif bir spot piyasasının da olması gereklidir.

S: VOB’da hangi sözleşmeler işlem görmektedir?
Y.

VOB’DA İŞLEM GÖRMEKTE OLAN SÖZLEŞMELER

Sözleşme

Açıklaması

VOB-İMKB 30

İMKB 30 Endeksi değerine dayalı VİS[1]

VOB-İMKB 100

İMKB 100 Endeksi değerine dayalı VİS

VOB-G-DİBS

Gösterge DİBS’lerin fiyatına dayalı VİS

VOB-TLDolar (Nakdi)

TL/USD Paritesine dayalı VİS

VOB-TLEuro (Nakdi)

TL/EUR Paritesine dayalı VİS

VOB-TLDolar (Fiziki)

TL/USD Paritesine dayalı VİS

VOB-TLEuro (Fiziki)

TL/EUR Paritesine dayalı VİS

VOB-Anadolu Kırmızı Buğday

Anadolu kırmızı sert baz kalite buğdayın fiyatına dayalı VİS

VOB-Egepamuk

Ege Standart 1 baz kalite pamuğun fiyatına dayalı VİS

VOB-Altın

995/1000 saflıkta rafine edilmiş külçe altının fiyatına dayalı VİS


VİS: Vadeli İşlem Sözleşmesi

S: VOB’da işlemlerin garantisi nasıl sağlanmaktadır?
Y.

VOB’da işlemlerin garantisi borsa tarafından belirlenmiş bir takas kurumu (İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.) tarafından sağlanmaktadır. Takas kurumu, her iki taraftan yeterli teminatı almak ve garanti fonu oluşturmak suretiyle tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini garanti altına alır.

S: Niçin vadeli işlem sözleşmesi almalı veya satmalıyım?
Y.

Vadeli işlem sözleşmeleri üç temel amaç için kullanılabilir:

 1.      Korunma

 İhracat yapan bir şirketin 3 ay sonra döviz geliri elde edeceğini varsayalım. Şirketin kar veya zararı 3 ay sonraki döviz kuruna bağlı hale gelmiştir. Şirket, kur artarsa kar edecek, düşerse zarar edecektir. Şirket 3 ay sonraki döviz kuru seviyesinden bağımsız olarak, şu an itibariyle 3 ay sonraki kar veya zararını sabitlemek isteyebilir. Bunu da vadeli işlem sözleşmelerini kullanarak kolayca sağlar. Aynı şekilde bu durum karşı taraf olan ithalatçı için de söz konusudur. 3 ay sonra satın alacağı döviz için ödeyeceği Türk Lirası tutarını şimdiden belirlemek isteyebilir. Aynı şekilde pamuk üreticisi olduğumuzu varsayarsak hasat zamanına kadar pamuk fiyatlarındaki azalıştan endişe duyarız. Bu endişeden kurtulmak istiyorsak VOB’da sözleşme satarak kendimizi koruma altına alabiliriz. Bu sayede ürünümüzü belirlediğimiz (sözleşme sattığımız) fiyattan satmış olup pamuk fiyatlarındaki iniş çıkışlardan etkilenmemiş oluruz.

2.      Yatırım

     Türev araçlar etkin bir yatırım alternatifi sunmaktadır.

  Türev araçlarda fiyatların hem düşmesi hem de yükselmesi   Türev araçlar geleneksel yatırım araçlarından daha az ilk yatırım gerektirmektedir. Az bir teminat yatırarak, ilgili aracın tüm getirisi (veya zararı) elde edilmektedir.

  Türev araçlarda fiyatların hem düşmesi hem de yükselmesi beklentisiyle yatırım yapılabilir.

  Türev araçlarda fiyatların hem düşmesi hem de yükselmesi   Türev araçlarda riskin istenilen düzeye getirilme imkanı yüksektir. Örneğin riski düşürmek için aynı anda sözleşmenin kısa vadelisi alınıp uzun vadelisi satılabilir.                                                                      

  Türev araçlarda fiyatların hem düşmesi hem de yükselmesi   Bu piyasalarda emtia da bir yatırım aracı haline gelmiştir ve yatırım seçeneklerimiz artmıştır.

3.      Arbitraj

Alım satıma konu herhangi bir ekonomik varlığın, aynı anda farklı piyasalardaki fiyat farklılığından kar sağlamak üzere, alınıp satılmasıyla gerçekleştirilen  işlemlere arbitraj işlemleri denir. Arbitraj kazancı elde edilmesi için ekonomik varlığın eş anlı olarak birden fazla piyasada alınıp satılması (veya satılıp alınması) gereklidir. Arbitraj amaçlı işlemlerde hiç bir risk üstlenmeden aynı andaki fiyat farklılıklarından kar elde edilmektedir. Risksiz oluşu, arbitrajı spekülasyondan (yatırımdan) ayıran en önemli özelliktir. Bununla beraber, etkin piyasalarda arbitraj  işlemi yapmak hemen hemen imkansızdır. Çünkü bu tür piyasalarda oluşacak fiyat farklılıkları, bunu fark eden yatırımcıların yaptıkları işlemlerle çok kısa sürelerde ortadan kaldırılır.

S: VOB’da kimler işlem yapabilir?
Y.

İşlemler borsa üyesi aracı kurum banka ve vadeli işlem aracılık şirketleri vasıtasıyla yapılmaktadır. Yatırımcıların VOB’da doğrudan işlem yapabilmesi mümkün değildir.  Üyelerimiz, web sitemizin üyelik bölümünde duyurulmaktadır.

S: VOB’da işlemler nasıl yapılır?
Y.

        VOB’a üye olmuş bir aracı kurum veya bankada hesap açtırmanız gerekir. Borsamız emirlerin eşleştirilmesinde ve emirlerin iletilmesinde elektronik bir sistem kullanmaktadır. Emirler borsaya üyeler tarafından iletilir. Üyelerin kendi ofislerinde emirlerin iletilmesinde kullanılacak Borsamızın bilgisayarlarına bağlı bilgisayarları bulunmaktadır. Yatırımcılar emirlerini aynı zamanda Üyelerimizin web siteleri veya veri yayın ekranları üzerinden de Borsamıza iletilebilmektedir.

        Risk taahhütnamesi imzalamanız gerekir. 

            Vadeli işlemler piyasasında bir borsa üyesi aracılığıyla işlem yapmak isteyen     tüm gerçek ve tüzel kişiler, Borsa tarafından hazırlanan ve bu piyasanın    özelliklerini anlatan kılavuzu okuduklarına ve anladıklarına dair "Risk             Taahhütnamesi"ni imzalamak zorundadırlar.

        Alım-satım kararı vermelisiniz.Bir başka deyişle öncelikle piyasadaki gelişmeleri değerlendirerek alım veya     satım yönünde bir karar almanız gerekmektedir. Kararınızı verirken Borsamıza üye bir aracı kurum veya bankada çalışan yatırım uzmanlarına   danışabilirsiniz.

        İşlem teminatı yatırmalısınız.

            Verdiğiniz alım-satım emrinin gerçekleşmesi için Borsanın belirlediği     miktarda teminatı hesabınızda bulunduruyor olmanız gerekmektedir.

        Emrinizi aracı kuruluş vasıtasıyla Borsaya iletmelisiniz.

      Verdiğiniz emir eksiksiz olmalıdır. Bunun için de;

o       Emrinizin alım yönlü mü yoksa satım yönlü mü olduğunu,

o       Kaç adet sözleşme aldığınızı/sattığınızı,

o       Aldığınız/sattığınız sözleşmeyi (örn. Aralık 2006 vadeli VOB-TLDolar sözleşmesi veya Şubat 2007 vadeli VOB-İMKB 30 sözleşmesi),

(Not: İşlem yapacağınız sözleşmeyi belirtirken aracı kuruluşa sözleşmenin iki özelliğini belirtirsiniz: Sözleşmenin dayanak varlığını ve sözleşmenin vadesini)

o       Sözleşmeyi almak veya satmak istediğiniz fiyatı,

o       Emir türünü, yöntemini ve süresini belirtmeniz gereklidir.

 

S: VOB Üyelerinin size sunacağı hizmetler nelerdir?
Y.

      Üyeler, yatırımcıların risk-getiri tercihlerini belirleyerek, türev araçların muhtemel riskleri konusunda onları bilgilendirir ve SPK tarafından belirlenen “türev araçlar risk bildirim formu”nu müşterilerine iletirler,

        Müşterilerden gereken teminatı alırlar,

       Müşterileri vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri hakkında bilgilendirirler,

        Emirleri borsaya iletirler,

        Müşterilerin ihtiyaç duyduğu diğer hizmetleri verirler.

S: VOB nerede faaliyet göstermektedir?
Y.

VOB’un idari merkezi İzmir’dedir. Bununla birlikte aracı kurum temsilcileri müşterilerinin emirlerini VOB’a ofislerindeki bilgisayarlar yoluyla iletmektedirler. Bu yüzden idari merkezin İzmir’de olmasına karşın Türkiye’nin hatta dünyanın herhangi bir yerindeki bir yatırımcı VOB’da işlem yapabilir

S: VOB’da işlemler hangi saatler arasında yapılabilir?
Y.

İşlemler 09:15-17:35 arasında tek bir seansta gerçekleşir.

S: Emir yöntemleri nelerdir?
Y.

Aracı kuruma emrinizi iletirken aşağıdaki üç fiyat belirleme yönteminden birini seçmeniz gereklidir:

 1. Limit (LMT)

Belirlenen limit fiyat seviyesine kadar işlem gerçekleştirmek için kullanılan emir yöntemidir. Bu yöntem kullanıldığında fiyat girilmesi zorunludur.

 2. Piyasa (PYS)

Emrin girildiği anda ilgili sözleşmede piyasada bulunan en iyi fiyatlı emirden başlayarak emrin karşılanması amacıyla kullanılan emir yöntemidir. Piyasa yöntemi seçildiğinde ekranda oluşan “En İyi Fiyat” seçeneğinin işaretlenmesi durumunda ise emir sadece piyasada o anda bekleyen en iyi fiyat seviyesindeki emirlerle eşleşir.

 3. Kapanış Fiyatından (KAP)

Gün sonunda hesaplanan uzlaşma fiyatı üzerinden işlem gerçekleştirmek amacıyla kullanılan emir yöntemidir. Uzlaşma fiyatı hesaplandıktan sonra “kapanış fiyatından” emirler karşı tarafta bekleyen “kapanış fiyatından” emirlerle eşleşir. Alış ve satış tarafında bekleyen “kapanış fiyatından” emirler eşleştikten sonra kalan “kapanış fiyatından” emirler uzlaşma fiyatını karşılayan normal seans emirleri ile eşleşir. Kapanış Fiyatından emirler sadece “kalanı pasife yaz” emir türü ve “seans” emir süresi kullanılarak sisteme gönderilebilir.

S: Emir türleri nelerdir?
Y.

Aracı kuruma emrinizi iletirken aşağıdaki 4 emir türünden birini seçmeniz gereklidir:

 1. Kalanı Pasife Yaz

Emrin girildiği anda tamamının gerçekleşmesi esas olmakla birlikte, tamamının gerçekleşmemesi durumunda kalan miktarın maksimum emir miktarına kadarlık kısmının, emrin yöntemine göre limit fiyatından ya da gerçekleştiği son fiyat üzerinden pasife limit emir olarak yazılması için kullanılan emir türüdür.

2. Gerçekleşmezse İptal Et

Girildiği anda, pasifte karşı tarafta bekleyen emirlerin durumuna göre emrin tamamının gerçekleşmesi, aksi takdirde tamamının iptal edilmesi için kullanılan emir türüdür.

       3. Kalanı İptal Et

Girildiği anda, pasifte karşı tarafta bekleyen emirlerin durumuna göre emrin tamamının gerçekleşmesi, aksi takdirde gerçekleşmeyen kısmının iptal edilmesi için kullanılan emir türüdür.

4. Şarta Bağlı

Bu emir türü, emri giren tarafından ilgili sözleşme için belirlenen fiyattan (aktivasyon fiyatı) ya da alış emirleri için daha yüksek ve satış emirleri için daha düşük fiyatlardan Borsada işlem olması durumunda, emrin sistemde aktif hale gelmesi amacıyla kullanılır.

 Şarta bağlı emir türünün kullanılması durumunda, emrin fiyat giriş yönteminin yanı sıra aktivasyon fiyatının belirtilmesi de zorunludur.

S: Emir süreleri nelerdir?
Y.

Emir girişinde emrin sistemde geçerli olacağı süreye ilişkin aşağıda yer alan dört seçenekten bir tanesinin seçilmesi gerekmektedir:

1.     Seans Emri

Emir sadece girildiği seansta geçerlidir. Seans sonuna kadar eşleşemezse sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir.

2.      Günlük  Emir

Emir girildiği günde geçerlidir. Gün sonuna kadar eşleşemezse sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir.

 Mevcut durumda, VOB’da “Seans Emri” ve “Günlük Emir” aynı işleve sahiptir.

3.      İptale Kadar Geçerli Emir

Emir girildiği seanstan itibaren iptal edilene kadar geçerlidir. Bu emir süresi seçildiğinde, emrin iptal edilmediği ve eşleşmediği durumda, emir sözleşmenin vade sonuna kadar geçerli olur ve vade sonunda sistem tarafından       otomatik olarak iptal edilir.

4.      Tarihli Emir

Emir, sisteme girilen tarihe kadar geçerlidir. Belirtilen tarihe kadar eşleşmezse ya da iptal edilmezse, bu tarihte gün sonunda sistem tarafından otomatik olarak iptal edilir. Sistemde, sözleşmenin vade sonundan daha ileri bir tarih girilmesine izin verilmez.

 Günlük akış içerisinde sadece bir seans olduğu için “seans” ve “gün” emirleri aynı süreye işaret etmektedir. Her iki süre için de günlük fiyat hareket limitleri geçerlidir.

 “İptale kadar geçerli” ve “tarihli” sürelerinin seçilmesi durumunda, günlük fiyat hareket limitlerinin dışında emir girilebilir

S: Vadeli işlem sözleşmesinde Uzun (Long) ve Kısa (Short) ne demektir?
Y.

Her vadeli işlem sözleşmesinde uzun ve kısa olmak üzere iki taraf vardır. Vadeli işlem sözleşmesinde uzun taraf dayanak malı teslim alma yükümlülüğüne sahip olan, kısa taraf ise bunu teslim etmekle yükümlü olan taraftır. Uzun pozisyon almış olan bir yatırımcı fiyatların artması halinde kar elde ederken, kısa pozisyon almış olan bir yatırımcı fiyatların düşmesi sonucunda karlı duruma geçecektir.

S: Ters işlem (pozisyon kapama) ne demektir?
Y.

Ters işlem, sahip olunan pozisyona aksi yönde işlem yapmaktır. Örneğin bir sözleşmede on adet uzun pozisyonunuz varsa, aynı sözleşmenin aynı vadesinde 10 adet ya da daha az sözleşme satarsanız yaptığınız satım işlemi “ters işlem” veya “pozisyon kapatma işlemi”dir. Kısaca ters işlem, alım karşısında satım, satım karşısında alım yönünde işlem yapılmasıdır.

S: Sözleşme alıp satmak ne anlama gelmektedir?
Y.

Vadeli işlem sözleşmesi aldığınızda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı (dayanak varlık) gelecekte alma yönünde bir anlaşma yapmış olursunuz. Daha sonra dayanak varlığın fiyatı arttığında kar, düştüğünde zarar edersiniz.

Vadeli işlem sözleşmesi sattığınızda ise sözleşmeye dayanak varlığı gelecekte satma yönünde bir anlaşma yapmış olursunuz. Daha sonra dayanak varlığın fiyatı düştüğünde kar, arttığında zarar edersiniz.

S: Açık pozisyon ne demektir?
Y.

Açık pozisyon sayısı, piyasadaki uzun veya kısa pozisyon sayısının ayrı ayrı toplamlarına eşittir (toplam uzun pozisyon sayısı veya toplam kısa pozisyon sayısı). Vadeli işlem sözleşmesinde uzun veya kısa pozisyon tutan yatırımcı, açık pozisyondadır

S: Fiyat nedir? VOB’daki fiyat çeşitleri nelerdir?
Y.

Fiyat, genel anlamıyla herhangi bir mali araç, mal veya hizmetin üreticisinin veya sahibinin satmaya, alıcısının da ödemeye razı olduğu değeri ifade eder. Basit anlamı ile fiyat, bir ürünü bir tarafın satmayı, diğer tarafın da almaya razı olduğu seviyedir. Satıcının sahip olduğu ürünü satarak elde edeceği ekonomik fayda ile alıcının ilgili ürünü satın alarak elde edeceği ekonomik fayda arasında bir denge vardır. Bu dengeyi sağlayan araç ise fiyattır.

 Fiyat Çeşitleri:

 Alış fiyatı: Herhangi bir ürünün alınması için alıcının teklif etmiş olduğu fiyattır.

Satış fiyatı: Herhangi bir ürünün satılması için satıcısının teklif etmiş olduğu fiyattır.

Ortalama fiyat: Alım satıma konu olan ürünün, bir seans içerisinde gerçekleşen işlemlerde oluşan fiyatlarının aritmetik ortalamasıdır.

Ağırlıklı ortalama fiyat: Alım satıma konu ürünün, bir seans içerisinde gerçekleşen işlemlere ilişkin fiyatlarının, ilgili fiyatlardan gerçekleşen işlem hacimleri ile ağırlıklandırılarak hesaplanan ortalamasıdır.

Cari fiyat: Alım satıma konu ürünün içinde bulunulan anda gerçekleşen işlem fiyatıdır.

Kapanış fiyatı: Alım satıma konu ürünün seans sonunda gerçekleşen son işlem fiyatıdır.

En düşük fiyat: Alım satıma konu ürünün seans süresi içerisinde en düşük fiyatla gerçekleşen işlem fiyatıdır.

En yüksek fiyat: Alım satıma konu ürünün seans süresi içerisinde en yüksek fiyatla gerçekleşen işlem fiyatıdır.

Uzlaşma fiyatı: Vadeli işlem borsalarında alım satıma konu sözleşmelerde gün sonunda teminatların güncellenmesi ve geçici kar zararların hesaplanmasında baz alınan değerleme fiyatıdır. Bu fiyat kapanış fiyatından farklı olabilir.

Son işlem günü (son) uzlaşma fiyatı: Vadeli işlem borsalarında işlem gören sözleşmelerde işlemlerin yapılabildiği son işlem günü sonunda tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesinde baz alınacak uzlaşma fiyatıdır.

Spot fiyat: Spot işlemlerde o an için geçerli piyasa fiyatıdır.

Vadeli fiyat: Alım satıma konu ürünün fiyatının bugünden tespit edilerek teslim ve tesellümün gelecekte yapılacağı sözleşmelerde (vadeli işlemlerde) belirlenen fiyattır. Vadeli fiyat taşıma maliyetini de içerir.

Kullanım fiyatı : Bir ürünü belli bir vadede veya belli bir vadeye kadar alma veya satma hakkı veren opsiyon sözleşmelerinde vadede alım veya satımda uygulanacak fiyattır.

S: VOB’da oluşan fiyatlar nasıl takip edilir?
Y.

Borsamızda işlem gören sözleşmelere ilişkin fiyatları ve derinlik bilgilerini anlık olarak, veri yayın firmalarından (Reuters, Foreks, Plato, IBS, Matriks, Bloomberg) izleyebilirsiniz. Bunun yanında 15 dakikalık gecikmeli veriler borsamızın web sitesinden (www.vob.org.tr) izlenebilmektedir.

 Gün sonunda Borsamız tarafından yayımlanan fiyat bilgilerinin bir örneğine bir sonraki sayfada yer verilmiştir:

 

 

Tabloda;

        Birinci sütunda işlem gören sözleşmelerin kodları,

        İkinci sütunda vade ayları,

        Üçüncü sütunda o gün sonundaki uzlaşma fiyatı,

        Dördüncü sütunda bir önceki güne ait uzlaşma fiyatı,

        Beşinci sütunda bir önceki güne göre yüzdesel fiyat değişimleri,

        Altıncı sütunda bir önceki güne göre maktu fiyat değişimleri,

        Yedinci sütunda sözleşmelerin gün içi işlem gördüğü en yüksek fiyatlar,

        Sekizinci sütunda sözleşmelerin gün içi işlem gördüğü en düşük fiyatlar,

        Dokuzuncu sütunda ilgili sözleşmede o gün içinde gerçekleşen işlemlerin fiyatının miktar ağırlıklı ortalaması,

        Onuncu sütunda o gün içinde ilgili sözleşmede alınıp satılmış toplam sözleşme adedi (uzun veya kısa tek taraflı olarak),

        On birinci sütunda sözleşmede o gün gerçekleşen işlemlerin toplam parasal değeri,

        On ikinci sütunda sözleşmede gün sonundaki açık pozisyon sayısı ve

        Son sütunda o gün sonundaki açık pozisyon sayısının bir önceki gün sonuna kıyasla değişimi gösterilmektedir.

 Her bir satır bir sözleşmeyi temsil etmektedir. Birinci satırda VOB-İMKB 100 sözleşmesinin Temmuz 2008 vadesi, ikinci satırda Ağustos 2008 vadesi, üçüncü satırda ise VOB-İMKB 30 sözleşmesinin Ağustos 2008 vadesi gösterilmektedir. Fiyatlar incelendiğinde her bir vade için fiyatların farklı olduğu, fiyatların gün içinde dalgalandığı görülmektedir

S: İşlem hacmi ile açık pozisyon sayısı (open interest) arasındaki fark nedir?
Y.

Gerçekleştirilen her yeni işlem, işlem hacminde artışa neden olur. Belirli bir zaman içerisinde gerçekleştirilen işlemlerin toplamı işlem hacmini verir. Açık pozisyon sayısı ise belirli bir anda piyasada kaç tane uzun ya da kısa pozisyon  olduğunu gösterir. İşlem hacminin ve açık pozisyon sayısının 0 olduğunu ve piyasada sadece 2 yatırımcı (yatırımcı A ve yatırımcı B) olduğunu var sayalım: Eğer yatırımcı A, yatırımcı B’ye bir sözleşme satarsa, bir işlem gerçekleşir ve işlem hacmi 1 olur. Aynı zamanda yatırımcı A ve yatırımcı B’nin her birinin açılmış bir pozisyonu olduğu için açık pozisyon sayısı da 1 olur. Eğer  yatırımcı B bu açık sözleşmeyi yatırımcı A’ya geri satarsa işlem hacmi 2’ye çıkarken her iki tarafın da açık pozisyonu kalmadığından açık pozisyon sayısı 0’a düşer

S: Borsada bir pozisyon aldığımda vade sonuna kadar beklemek zorunda mıyım?
Y.

VOB’da sözleşme alınması/satılması durumunda, sözleşmenin vadesine kadar beklenmesi zorunlu değildir. Vadeye kadar olan sürede, Borsada aynı vadede ve sayıda sözleşme satmak/almak suretiyle (ters işlem) pozisyon kapatılabilir. Yeni pozisyonlar sürekli ve yeniden açılıp kapatılabilir. Ancak vade sonuna kadar beklenirse Borsa açık kalan pozisyonu kendiliğinden kapatır (vade sonu uzlaşma fiyatı üzerinden).

S: Takas kurumunun işlevi nedir?
Y.

Takas kurumu alıcı karşısında satıcı, satıcı karşısında alıcı konumuna geçer. Her iki taraftan da teminat alır. Zarar eden taraf uzun tarafsa, takas kurumu zarar tutarını uzun tarafın teminat hesabından kısa tarafın teminat hesabına aktarır. Zarar eden taraf kısa tarafsa, takas kurumu zarar tutarını kısa tarafın teminat hesabından uzun tarafın teminat hesabına aktarır.  Takas Kurumunun sorumluluğu kendisine yatırılmış olan teminatlar ve garanti fonundaki tutar ile sınırlıdır

S: VOB işlemlerinde takas kurumu kimdir?
Y.

VOB’daki işlemlerinizin takasını İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. (Takasbank) gerçekleştirmektedir.

S: Vadeli işlemlerin takası ne zaman gerçekleşir?
Y. Vadeli işlemlerin takası saat 17:45’te başlar ve ertesi gün T+1 günü (ertesi gün) 14:30’a kadar devam eder..
S: Kar ve zararlar ne sıklıkta hesaplanmaktadır?
Y.

Vadeli işlem borsalarında kar ve zararlar uzlaşma fiyatına göre günlük olarak hesaplanmaktadır. Kar veya zarar tutarı teminat hesaplarına günlük olarak yansıtılır

S: Piyasaya göre ayarlama (Mark-to-Market) ne demektir?
Y.

Vadeli işlem borsasında yatırımcıların kar veya zararları her gün sonunda hesaplanır. Açık pozisyon sahiplerinin gün sonu kar/zarar hesaplamaları şu şekilde yapılır:

 •        İlk işlem günü sonunda: İşlem yaptıkları fiyat ile uzlaşma fiyatı arasındaki fark esas alınır.  

        Takip eden günlerde: Bir önceki günün uzlaşma fiyatı ile hesaplama yapılan günkü uzlaşma fiyatı arasındaki fark esas alınır.

 Her gün sonunda bu şekilde hesaplanan kar veya zarar gün sonunda yatırımcıların hesaplarına yansıtılır. Bu işleme “Piyasaya Göre Ayarlama” (Mark-to-Market) denir.

S: VOB’da vergi düzenlemesi nasıldır?
Y.

        Yerli bireysel ve kurumsal yatırımcılar için

3 Subat 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67’nci maddesi tam mükellef gerçek kisi ve kurumlar (yurt içinde yerlesik gerçek ve tüzel kisiler) tarafından hisse senedi ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli islem ve opsiyon sözlesmelerinden elde edilen kazançlar için stopaj oranı % 0 olarak belirlenmistir.

3 Subat 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı VOB bünyesinde islem gören diger vadeli islem sözlesmelerini kapsamamaktadır. Dolayısıyla 1 Ocak 2009 öncesinde tam mükelleflerce VOB’da islem gören döviz, faiz ve emtia vadeli islem sözlesmeleri için uygulanan %0 oranındaki stopaj uygulamasına son verilmis ve bu sözlesmelerden elde edilen kazançlar 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren %10 nispetinde stopaja tabi tutulmus durumdadır.  

        Yabancı yatırımcılar için

Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 67/14 uyarınca, VOB’da yapılan     işlemlerden dar mükellef yatırımcılar tarafından elde edilen kazançlar için %0  tevkifat uygulanmaktadır.

S: Türev araçların muhasebesi nasıl yapılacaktır?
Y.

Sermaye Piyasası Kurulunun(Kurul)  Seri:XI No:19 nolu: “Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinin Muhasebesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”i Menkul kıymetlerini halka arzetmiş veya arzetmiş sayılan anonim ortaklıklar, aracı kuruluşlar ve Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen diğer sermaye piyasası kurumları tarafından  alımı ve satımı gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin değerlemesine ve muhasebeleştirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kurulun Seri: XI No:11 nolu “Aracı kuruluşların türev araçların alım satımına aracılık faaliyetlerinde düzenleyecekleri belgeler ve kayıt düzeni hakkında tebliğ”i ise aracı kuruluşların türev araçlara ilişkin işlemlerini defter ve kayıtlarında izlemesine ve ilgili belgeleri düzenlemesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

S: Vadeli işlem sözleşmelerine bir örnek verebilir misiniz ?
Y.

Örnek bir vadeli işlem sözleşmesi aşağıda gösterilmiştir. Bu sözleşme VOB’da işlem görmekte olan VOB-TLDolar sözleşmesidir. Tabloda gösterilenler sözleşmenin Temmuz 2008 itibarıyla özellikleridir.

Dayanak Varlık

Türk Lirası/ABD Doları kuru

Sözleşme Büyüklüğü

1.000 ABD Doları

Kotasyon Şekli

1 ABD Doları'nın Türk Lirası cinsinden değeri virgülden sonra dört basamak halinde kote edilir (örn. 1,4155 TL veya 1,4160 TL).

Günlük Fiyat Hareket Sınırı

Baz fiyatın % +10'udur.

Minimum Fiyat Adımı

0,0005 (Minimum fiyat adımının değeri 0,5 TL'ye karşılık gelir.)

Vade Ayları

Şubat, Nisan, Haziran, Ağustos, Ekim ve Aralık (Aynı anda içinde bulunulan aya en yakın üç vade ayına ait sözleşmeler işlem görür. Bu üç vade ayından biri Aralık ayı değilse, Aralık vade ayı ayrıca işleme açılır.)

Sözleşmenin Vadesi

Her vade ayının son iş günü

Son İşlem Günü

Her vade ayının son iş günü

Uzlaşma Şekli

Nakdi uzlaşma

Başlangıç Teminatı

160 TL

Sürdürme Teminatı

120 TL

Vade Sonu Uzlaşma Fiyatı

TCMB'nin son işlem günü saat 15:30 itibariyle açıklayacağı gösterge niteliğindeki ABD Doları satış kuru
S: Vadeli işlem sözleşmelerinin detayları nelerdir?
Y.

        Sözleşme Büyüklüğü

      Her bir sözleşmedeki alım satıma konu miktarın tanımlanmasıdır (Örneğin         VOB-Egepamuk sözleşmesinde 1 ton, VOB-TLDolar sözleşmesinde 1.000       ABD Doları).

        Baz Kalite

      Pamuk, buğday ve benzeri farklı kalite ve çeşitleri olan ürünlerde alım satıma    konu olan kalite ve özelliklerin tanımlanmasını ifade eder. (Örneğin VOB- Egepamuk sözleşmesinde “Anadolu Kırmızı Sert Baz Kalite”)

        Vade Ayları

      Standart olarak ilgili sözleşmede hangi vade aylarının işlemlere konu     olduğunun tanımlanmasıdır.

        Kotasyon Şekli

       Piyasada ilgili sözleşmede fiyatlamanın ne şekilde yapıldığını ifade eder            (TL/Kg, TL/ABD Doları gibi).

        İşlem saatleri

      İlgili sözleşmede işlemlerin yapılabildiği zamanın başlangıç ve bitiş saatinin         tanımlanmasıdır.

        Başlangıç Teminatı

      Her bir sözleşmede işlem yapmak için takas kurumuna yatırılması zorunlu         miktar veya oranı ifade eder (Örneğin VOB-TLDolar sözleşmesinde 160          TL).

        Sürdürme Seviyesi

      Başlangıç teminatının zarar sonucu azalabileceği asgari seviyeyi ifade eder        (Başlangıç teminatının 0,75’i gibi). Gün sonunda yapılan piyasaya göre            ayarlama sonucu teminat hesabı bakiyesi sürdürme seviyesine ya da altına       düşmüşse yatırımcıdan teminat hesabı bakiyesini başlangıç teminatı seviyesine   yükseltmesi istenir (“Teminat Tamamlama Çağrısı”).

        Günlük Fiyat Hareket Sınırı

      Seans boyunca fiyatların bir önceki günün uzlaşma fiyatına göre hareket           edebileceği aralığın alt veya üst sınırıdır (+ %10 gibi).

        Pozisyon Limiti

      Bir hesabın belli bir sözleşmede sahip olabileceği en yüksek açık pozisyon       sayısını ifade eder.

        Uzlaşma Fiyatı

      Her işlem gününün sonunda, önceden belirlenen yöntem çerçevesinde hesaplanan, teminatların güncelleştirilmesi ve kar/zararların hesaplanmasında       kullanılan fiyattır.

        Son İşlem Günü

      Bir sözleşmede işlem yapılabilen son gündür. Bu gün sonunda açık kalan          pozisyonlar önceden tanımlanmış olan teslimat yöntemi ile Borsa tarafından           kapatılır.

        Teslim Edilebilir Dereceler

      Özellikle fiziki teslimat yöntemiyle sonlandırılan tarımsal ürünlere dayalı             sözleşmelerde dayanak varlığın baz kalitenin dışında teslimata kabul      edilebilecek kalite ve dereceleridir.

 Yukarıdaki tüm hususlar taraflar açısından hiçbir ihtilafa düşülmeyecek şekilde detaylı ve piyasa şartlarına uygun olarak tanımlanır. Böylelikle herhangi bir sözleşmede işlem yapan piyasa katılımcıları almış olduğu pozisyon ile ilgili olarak üstlenmiş olduğu yükümlülükleri  ve hakları net olarak bileceklerdir.

S: VOB’da işlem gören vadeli işlem sözleşmelerinin özellikleri nedir?
Y.

VOB’da işlem gören sözleşmelerin özelliklerine web sitemizdeki (www.vob.org.tr) “Ürünler” kısmından ulaşabilirsiniz.

S: Dayanak varlık ne demektir?
Y. Türev araçların tümü, bir dayanak varlığın (underlying asset) üzerine düzenlenir. Örneğin pamuk vadeli işlem sözleşmesinde dayanak varlık pamuktur. Dayanak varlığın bir fiziki kıymet olması zorunlu değildir. Hisse senedi endeksi gibi değişik göstergeler de dayanak varlık olarak seçilebilir.
S: Vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları neler olabilir?
Y.

        Tarımsal Ürünler

Arpa, soya fasulyesi, sığır, mısır, pamuk, süt ürünleri, keten, yulaf, portakal, domuz eti, patates, kümes hayvanları, kolza, pirinç, ayçiçeği, buğday, yün, ...

        Para Birimleri

TL/USD, TL/Euro, EUR/USD, EUR/GBP, EUR/JPY....

          Enerji

Ham petrol, elektrik, doğal gaz, gazolin, kalorifer yakıtı, gaz yağı, propan, ...

        Faiz Oranları

Hazine bonoları, devlet tahvilleri, gecelik faiz oranları, ...

        Metaller

Değersiz metaller: Alüminyum, bakır, kurşun, nikel, kalay, çinko, ...

Değerli metaller: Altın, paladyum, platin, gümüş, ...

          Hisse Senetleri ve Hisse Senedi Endeksleri

Spot borsalarda işlem gören hisse senetleri ve hisse senedi endeksleri.

          Diğer

Kahve, şeker, nakliye ücreti, hava durumu, hava kirliliği, kauçuk, deniz ürünleri, ipek, kereste, ...

S: Her varlık üzerine sözleşme dizayn edilebilir mi?
Y. Herhangi bir ürün üzerine vadeli işlem sözleşmesi dizayn edilebilmesi için ilgili ürünün arz ve talebinin sürekli olması gerekir. Üzerine vadeli işlem sözleşmesi yazılacak ürünün belli bir büyüklüğün üzerinde ekonomik değeri ve spot piyasada işlem hacminin olması gerekir. Dayanak varlığın fiyatının serbestçe belirleniyor olması ve fiyat hareketlerinin değişken olması önemlidir. İlgili dayanak varlık için piyasa katılımcıları tarafından korunma amaçlı bir talebin varlığı önemlidir.  Herhangi bir dayanak varlık üzerine vadeli işlem sözleşmesi dizayn edilmesi sonucunda bir ekonomik yarar sağlanmalıdır. Dizayn edilecek sözleşmede yatırımcı haklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması zorunludur.
S: Sözleşmelerde vade ayları nasıl belirlenmektedir?
Y. Tarımsal ürünlere dayalı vadeli işlem sözleşmelerinde vadeler ekim, hasat dönemleri ile üretim ve tüketimi etkileyecek tüm dönemler dikkate alınarak belirlenir. Çünkü piyasada, bu tarımsal ürünle uğraşan kesimin korunmaya ihtiyaç duyduğu ayları vade ayı olarak alan sözleşmelerin bulunuyor olması istenir. Ekonomik ve finansal göstergelere dayalı sözleşmelerde ise vade ayları genellikle periyodik bir düzen esas alınarak belirlenir. Genellikle Ocak döngüsü, Şubat döngüsü yada Mart döngüsü gibi çeşitli döngüler çerçevesinde üç ayda bir olacak şekilde veya yılın her ayı veya en yakın üç ay veya farklı kurallara göre tespit edilir.
S: Uzlaşma şekli nedir?
Y. Sözleşmenin vadesinde açık pozisyon sahibi olan tarafların yükümlülüklerini nasıl yerine getirecekleri sözleşmenin uzlaşma şekline bağlıdır. İki tür uzlaşma şekli vardır: Fiziki teslimat ve nakdi mutabakat. Fiziki teslimat yönteminde vade sonunda alım satıma konu ürünün anlaşılan fiyatla teslim edilmesi veya teslim alınması söz konusudur. Nakdi mutabakat yönteminde ise sözleşmede alınmış olan pozisyon Borsa tarafından vade sonu uzlaşma fiyatı üzerinden ters işlemle kapatılır. Aradaki fark kar veya zarar olarak yatırımcının hesabına aktarılır.

Mevcut durumda, VOB’da işlem gören sözleşmeler nakdi uzlaşma yöntemiyle sonlandırılmaktadır. Bununla birlikte, yakın gelecekte öncelikle pamuk vadeli işlem sözleşmesinde ve daha sonra diğer sözleşmelerde fiziki teslimat yöntemine geçilecektir.

S: VOB’da mal alabilir miyim?
Y.

VOB’da sözleşmeler nakdi uzlaşma yöntemiyle sonlandırılmaktadır. Yani VOB malların fiziki olarak alınıp satılmasını sağlayan bir ortam sunmamaktadır. Yatırımcılar sözleşme alıp satarak sözleşmenin dayanak varlığının vadeli alım/satım fiyatını belirlemiş olmaktadırlar. Ancak anlaşılan bu vadeli fiyat üzerinden malın ticareti gerçekleşmez. Bu fiyat ile vade sonu uzlaşma fiyatı kıyaslanarak aradaki fark kar veya zarar olarak yatırımcıların hesaplarına yansıtılır. 

S: Başlangıç teminatı nedir?
Y.

Başlangıç teminatı, bir sözleşmede pozisyon alınabilmesi için yatırımcının hesabında bulunması gereken asgari tutardır. Borsa ve takas kurumu tarafından belirlenir. Başlangıç teminatı, pozisyon alındığı andan takas işleminin başladığı ana kadar karşılaşılabilecek en yüksek zararı karşılayacak şekilde belirlenir. Nakit veya nakde kolayca çevrilebilir değerler olarak ilgili aracı kuruma yatırılır. Aracı kurum bu teminatları takas kurumuna tevdi eder. Aracı kurumlar müşterilerinden Borsa tarafından belirlenmiş teminat tutarından daha fazlasını talep edebilirler

S: Sürdürme teminatı nedir?
Y.

İşlem yapıldıktan sonra sözleşme fiyatının değişimi sonucu zarar oluşabilir ve zarar oluşması durumunda teminat bakiyesi düşer. Sürdürme teminatı, teminatın zarar sonucunda düşebileceği en düşük seviyeyi gösterir ve genellikle  başlangıç seviyesinin belli bir miktarı (örneğin %75) olarak belirlenir. Teminat hesabı bakiyesi sürdürme teminatı seviyesine veya daha altına düştüğünde, bakiyenin tekrar başlangıç teminatı seviyesine yükseltilmesi istenir

S: Teminat tamamlama çağrısı nedir?
Y. Yatırımcı pozisyon aldıktan sonra zarar eder ve hesabındaki teminat miktarı sürdürme teminatı seviyesine veya daha altına düşerse, teminatın tekrar başlangıç teminatı seviyesine yükseltilmesi istenir. Buna “Teminat Tamamlama Çağrısı (Margin Call)” denir. 
S: VOB’da teminat kontrolü ne zaman yapılmaktadır?
Y. Emrin gerçekleşme aşamasına kadar, VOB sistemi müşterinin teminatının yeterli olup olmadığına dair herhangi bir teminat kontrolü yapmaz. Eğer girilen emir için yeterli teminat takas merkezinde mevcut değilse, emir gerçekleşme aşamasında iptal edilir. Böyle bir durumda hesabın açılmış olduğu aracı kuruma gerçekleşmemiş olan işlemin değerinin on binde ikisi tutarında ceza kesilir.
S: Teminatın tümünün nakit yatırılması zorunlu mudur?
Y.

Teminatın tümünün nakit olarak yatırılması zorunlu değildir. İşlem için gerekli teminatların kompozisyonu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

NAKİT/NAKİT DIŞI

TEMİNAT ÇEŞİDİ

TEMİNAT GRUBU

MİN.

MAX

Nakit

TL

TL

0.30

1.00

Nakit Dışı

Döviz

DVZ

0.00

0.70

Nakit Dışı

Hazine Bonosu

HB

0.00

0.70

Nakit Dışı

Devlet Tahvili

DT

0.00

0.70

Nakit Dışı

Dövize Endeksli Devlet Tahvili

DTE

0.00

0.70

Nakit Dışı

Döviz Ödemeli Devlet Tahvili

DTY

0.00

0.70

Nakit Dışı

Hisse Senedi(IMKB 30’da dahil HS)

İMKB-30

0.00

0.35

Nakit Dışı

Borsa Yatırım Fonları

BYF

0.00

0.35

Nakit Dışı

Yatırım Fonu KB.(Kaydi)A tipi

YF-A Tipi

0.00

0.35

Nakit Dışı

Yatırım Fonu KB.(Kaydi)B tipi

YF-B Tipi

0.00

0.70

Nakit Dışı

Yatırım Fonu KB.(Kaydi)Likit

YF-Likit

0.00

0.70

 Teminatların kompozisyonu ve ilgili diğer hususlar 2005/6 sayılı “Teminatlandırma ve Diğer Risk Yönetimi Esasları Genelgesi”nde yer almaktadır.

VOB’da işlem gören sözleşmeler için başlangıç teminatları

S: VOB’da işlem gören sözleşmeler için başlangıç teminatları ne kadar belirlenmiştir?
Y. VOB’da işlem gören sözleşmeler için belirlenmiş olan başlangıç ve sürdürme teminatı tutarlarına web sitemizdeki (www.vob.org.tr) “Ürünler” bölümündeki herhangi bir ürüne tıkladıktan sonra açılan ekranda solda yer alan “Teminatlar” başlıklı kısımdan ulaşabilirsiniz.
S: Vade sonu uzlaşma fiyatı nedir? Nasıl belirlenmektedir?
Y. Vade sonu uzlaşma fiyatı hesaplamasındaki en önemli husus, uzlaşma fiyatının, hesaplandığı sözleşmenin dayanak varlığının hesaplama yapılan tarihteki (vade tarihi) spot fiyatını gerçekçi yansıtıyor olmasıdır. Bu sebeple, vade sonu uzlaşma fiyatı her sözleşmenin tipine göre farklı belirlenebilir ve VOB uzlaşma fiyatının nasıl belirleneceğini sözleşme genelgelerinde duyurur.
S: Günlük uzlaşma fiyatları nasıl belirlenir?
Y.

Seans sona ermeden önceki son 10 dakika içerisinde gerçekleştirilen tüm işlemlerin miktarlarına göre ağırlıklı ortalaması günlük uzlaşma fiyatı olarak belirlenir. Eğer son 10 dakika içerisinde 10’dan az işlem yapıldıysa, seans içerisinde geriye dönük olarak bulunan son 10 işlemin ağırlıklı fiyatlarının ortalaması alınır. Seans sonunda yukarıda belirtilen yöntemlere göre günlük uzlaşma fiyatının hesaplanamaması durumunda, aşağıda belirtilen yöntemler tek başına yada birlikte kullanılarak günlük uzlaşma fiyatı tespit edilebilir:

        Seans içerisinde gerçekleştirilen tüm işlemlerin ağırlıklı fiyatlarının ortalaması,

        Bir önceki günün uzlaşma fiyatı,

        Seans sonundaki en iyi alış ve satış kotasyonlarının ortalaması,

        Sözleşmenin vadesine kadar olan süre için geçerli olan ve Borsa tarafından belirlenen faiz oranı, dayanak varlığın spot fiyatı veya sözleşmenin diğer vade ayları için geçerli olan günlük uzlaşma fiyatı kullanılarak hesaplanacak “teorik” vadeli fiyatlar.

 Kar/zarar hesaplamaları ve gün sonu teminat tamamlama çağrıları dolayısıyla günlük takas işlemleri, gün sonu uzlaşma fiyatları kullanılarak yapılır

S: Gün içi (geçici) uzlaşma fiyatları nasıl belirlenir?
Y. Sistemde gerçekleşen işlemlerin fiyatlarına uygun olarak olarak gün içi (geçici) uzlaşma fiyatları hesaplanır ve 10’ar dakikalık periyotlarda bu fiyatlar ekranda güncellenir.

 Gün içi uzlaşma fiyatının değişimi ile ilgili sistemde “miktar” ve “yüzde” olmak üzere iki parametre bulunmaktadır. Herhangi bir sözleşmenin gün içi uzlaşma fiyatının değişebilmesi için bir önceki geçici uzlaşma fiyatından en az % 0,5 farklı bir fiyat kademesinden işlem gerçekleşmesi ya da bir önceki uzlaşma fiyatından farklı bir fiyat kademesinden kümülatif olarak en az 100 kontratlık işlem gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan işlem(ler)in gerçekleştiği fiyat kademesi yeni gün içi uzlaşma fiyatı olarak belirlenir.

 Gün içi uzlaşma fiyatları geçici kar veya zararın hesaplanmasıyla “riskli hesaplar”ın belirlenmesinde ya da hesapların riskli hesap durumundan risksiz hesap durumuna geçirilmesinde kullanılır.

S: Pozisyon limiti nedir?
Y. Pozisyon limiti herhangi bir vadeli işlem sözleşmesinde tek bir hesapta tek yönlü olarak tutulabilecek azami sözleşme sayısını ifade etmektedir. Bu limitler, belirli bir yatırımcının piyasada gerektiğinden fazla ağırlığa sahip olmasının önüne geçilmesi ve piyasanın düzenli bir şekilde çalışmasının sağlanması için konulur. Pozisyon limitlerini Borsa sözleşmeler bazında belirler ve kamuoyuna duyurur.
S: Pozisyon limitleri neye göre belirlenmektedir?
Y. Pozisyon limitleri spot ve vadeli işlem piyasa derinliği dikkate alınarak herhangi bir müşterinin tek başına fiyatları yapay olarak yönlendiremeyeceği kadar küçük, piyasa katılımcılarının normal işlem yapma isteklerini azami ölçüde karşılayacak kadar büyük olacak şekilde belirlenir. Limitler, piyasanın sağlıklı olarak işleyebilmesi, suni fiyat oluşumlarının engellenmesi ve böylelikle yatırımcıların korunması amacıyla konulmaktadır.

 Borsa ayrıca emirlerin büyüklüğüne ilişkin sınırlamalar getirebilir. Emir büyüklüğüne ilişkin sınırlamalar, pozisyon limitlerinden farklıdır.

S: VOB’da işlem gören sözleşmeler için belirlenmiş pozisyon limitleri nasıldır?
Y.

VOB’da iki çeşit pozisyon limiti vardır:

        Mutlak Pozisyon Limiti

      Mutlak pozisyon limiti, bir hesabın ilgili sözleşmenin toplam açık pozisyon         miktarından bağımsız olarak alabileceği açık pozisyon sayısını ifade eder.

        Oransal Pozisyon Limiti

            Oransal pozisyon limiti ise bir hesabın mutlak pozisyon limiti aşıldıktan sonra    ilgili sözleşmenin toplam açık pozisyon miktarının belli bir oranı kadar açık       pozisyona sahip olabileceğini gösterir.

 Mutlak pozisyon sayısına ulaşılmadığı sürece ilgili hesap için oransal pozisyon limiti kontrolü yapılmaz. Mutlak pozisyon sayısına ulaşıldığında oransal pozisyon limiti kontrolü sistem tarafından uygulanır. Pozisyon limitleri üye, hesap ve sözleşme tipi bazında farklılaştırılabilir. Ancak mevcut durumda VOB’da hesap bazında yapılmaktadır.

Pozisyon limitleri hesaplanırken, açık pozisyonların düz pozisyon ya da yayılma pozisyonu olmasına bakılmaksızın tüm açık pozisyonlar dikkate alınır.

Temmuz 2008 itibarıyla VOB’da işlem gören sözleşmelerin pozisyon limitleri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

SÖZLEŞME

POZİSYON LİMİTLERİ

Maktu

Yüzdesel

VOB-TLDolar[1]

20.000

10%

VOB-TLEuro

20.000

10%

VOB-DİBS 91

10.000

10%

VOB-DİBS 365

10.000

10%

VOB-G-DİBS

10.000

10%

VOB-İMKB 100

20.000

10%

VOB-İMKB 30

20.000

10%

VOB-Egepamuk

10.000

10%

VOB-Anadolu Kırmızı Buğday

10.000

10%

VOB-Altın

10.000

10%

VOB-TLDolar ve VOB-TLEuro sözleşmelerinde 2005/21 sayılı genelge hükümleri çerçevesinde gerekli şartları taşıyan üyeler için üst paragrafta belirtilen mutlak pozisyon limiti 50.000 adet olarak uygulanır

S: Pozisyon limitlerinde istisnalar olabilir mi?
Y. Korunma amaçlı olan işlemlerde pozisyon limitleri, spekülasyon amaçlı işlemlere göre daha yüksek belirlenebilir. Bu limitler, sözleşme bazında VOB tarafından belirlenir ve kamuya duyurulur.
S: Piyasanın sıkıştırılması (market squeeze) ne anlama gelmektedir?
Y. Piyasanın sıkıştırılması fiziki teslimatla sonlandırılan sözleşmelerde hem vadeli hem de spot piyasada uzun pozisyon alınarak yapılmaktadır. Vade ayında teslimat öncesi dönemde, hem spot piyasada sözleşmeye konu mal önemli miktarda satın alınmakta hem de vadeli piyasada alınmış olan uzun pozisyonlar korunmaktadır. Spot piyasadaki yüksek miktarlı alımlar ve malın arzının yetersiz olması nedeniyle fiyatlar spot piyasada suni olarak aşırı yükselmektedir. Uzun pozisyonlu bu yatırımcılar karşısında kısa pozisyon almış olan yatırımcılar pozisyonlarını kapatmakta (malı spot piyasada satın alıp vadeli piyasada teslim etmekte) güçlük çekmektedir. Uzun pozisyonlu yatırımcılar için de fiyatların yapay olarak yükselmesi neticesinde aşırı kar elde etme imkanı doğmaktadır.

Vadeli işlem piyasalarında yasak olan bu tür işlemler karşısında borsalar ve denetleyici kurumlar çeşitli tedbirler almaktadır. Borsalar bu amaçla, bir sözleşmede bir kişinin (hesabın, kurumun, vs.) alabileceği pozisyonlara sınır getirmekte (pozisyon limitleri), büyük miktarlı pozisyon tutan yatırımcıları izlemektedir. Pozisyon limitlerini aşan yatırımcılardan pozisyonlarını kapatmaları talep edilebilmektedir. Bu ve buna benzer tedbirler vadeli işlem borsalarının etkin ve güvenli bir şekilde faaliyet  göstermesini önemli ölçüde sağlamaktadır.

S: Vadeli işlem sözleşmelerinde fiyatlandırma nasıl yapılır?
Y. Vadeli işlem piyasalarının işleyişini  algılamak için spot fiyatlar ile vadeli fiyatlar arasındaki ilişkinin iyi anlaşılması önemlidir.

 Vadeli  fiyatların hesaplanmasında iki farklı model kullanılmaktadır. Bunlardan biri “Taşıma Maliyeti Modeli” diğeri  ise “Beklentiler Modeli”dir. Arbitraj olanağının doğmaması için vadeli fiyatların bu modellere göre hesaplanacak teorik vadeli fiyatlara eşit olması gerekmektedir.

 Taşıma maliyeti modeline göre vadeli fiyatlar alım satıma konu dayanak varlığın spot fiyatı ve bugünden teslimat gününe kadarki taşıma maliyetine bağlıdır.

 Beklentiler modelinde ise vadeli fiyatlar alım satıma konu dayanak varlığın spot fiyatının vadeli işlem sözleşmesindeki teslimat  gününe kadar ne kadar değişeceğine ilişkin beklentilere bağlıdır.

S: Baz (basis) nedir?
Y. Vadeli işlem sözleşmesine konu olan ürünün spot piyasa fiyatı ile vadeli işlem fiyatı arasındaki farka “baz” denir.
S: Yakınsama (convergence) nedir?
Y. Vade sonuna doğru bazın sıfıra yaklaşması ve teslimat gününde sıfır olması beklenir. Buna “yakınsama” denir.
S: Normal ve ters (normal and inverted markets) piyasa nedir?
Y. Vadeli işlem borsalarında piyasalar fiyatların oluşumuna göre normal veya ters piyasa olarak adlandırılır. “Normal piyasa”da spot (peşin) fiyatlar vadeli fiyatlara göre, yakın vadeli fiyatlar da daha uzun vadeli fiyatlara göre daha düşüktür. “Ters piyasa”da ise durum normal piyasanın tam zıttıdır. Ters piyasada spot (peşin) ve yakın vadeli fiyatlar daha uzun vadeli fiyatlara göre daha yüksektir.  

 Normal Piyasa ve Normal Piyasanın Yakınsaması

Ters Piyasa ve Ters Piyasanın Yakınsaması

S: Baz riski nedir?
Y. Taşıma maliyeti modeline göre spot fiyat ile vadeli fiyat arasında bir fark olmalıdır. Bu farkı belirleyen unsurlar finansman maliyeti, depo kirası, sigorta primi gibi unsurlardır.

 Baz, spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Baza etki eden unsurların değişmesi sonucu spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki farkın artması veya azalması riskine “baz riski” denmektedir.

 Baz hesaplanırken, aksi belirtilmemişse, en yakın vadedeki vadeli fiyat esas alınır.

 Vadeli işlem borsalarında sözleşmelerin vadeleri standarttır. Dolayısıyla korunma amacıyla işlem yapanlar, riskleri ile tam uyuşacak bir vade bulamayabilirler. Baz riski böyle durumlarda ortaya çıkmaktadır.

 Bu hususu bir örnekle açıklayalım. Bir pamuk üreticisi üreteceği pamuğun gelecekteki satış fiyatının düşme riskine karşı korunma sağlamak istiyor olsun. Ürünün hasat dönemi Ekim ayıdır ve çiftçi ürününü Ekim ayında satacaktır. Ancak borsada vade tarihi Ekim ayı olan herhangi bir pamuk sözleşmesi işlem görmemektedir. Bu yüzden çiftçi vadesi Kasım sonu olan sözleşmeyi korunma amacıyla satar. Çiftçi, ürününü sözleşmenin vadesinde değil de hasat zamanı satmak zorunda kaldığında, vadeli fiyat ile spot fiyat arasındaki ilişki korunmanın etkinliği açısından önem kazanacaktır.

 Pamuğun Haziran ayındaki spot fiyatı 1,300 TL/kg ve Kasım ayı vadeli fiyatı da 1,400 TL/kg’dır. Bu durumda baz 10 KR (0,100 TL)/kg’dır. Çiftçi Ekim ayında 10 ton pamuk üretimi beklemektedir. Bu yüzden Kasım vadeli 10 adet pamuk sözleşmesini

  1,400 TL/kg fiyatı üzerinden satar. Pamuğun hasadının yapıldığı Ekim ayında spot fiyatlar 1,250 TL/kg ve vadeli fiyatlar da 1,300TL/kg olmuştur. Bu durumda “baz” kilogram başına 5 KR (0,050 TL)/kg olmuştur

 Ekim ayında pamuk üreticisi ürününü spot piyasada Haziran ayına göre daha düşük bir fiyattan satacaktır. 10 ton pamuğun Haziran ayında spot piyasada satış fiyatı 13.000 TL iken, Ekim ayında 12.500 TL’dir. Çiftçinin spot piyasadaki zararı 500 TL’dir. Çiftçi buna karşın sattığı sözleşmeden kar etmiştir. Çiftçinin vadeli işlem sözleşmesinden karı 1.000 TL’dir

. Çiftçinin net karı 500 TL olmuştur.

 Baz, Haziran ayından Ekim ayına 10 KR (0,100 TL)/kg’dan 5 KR (0,050TL)/kg’a daralmış ve bu da yatırımcıya 500 TL kazandırmıştır. Tersi durumda, yani bazın genişlemesi durumunda örneğimizdeki yatırımcı zarar edecekti. Bazın aynı kalması durumunda ise tam korunma gerçekleşecek ve ilave kar veya zarar oluşmayacaktı.

Baz Riski Örneği

Kısa pozisyon ile korunma sağlayan yatırımcılar açısından bazın (mutlak olarak) daralması kar etmek, bazın genişlemesi zarar etmek; uzun pozisyon ile korunma sağlayan yatırımcılar açısından bazın daralması zarar etmek ve bazın genişlemesi kar etmek anlamına gelmektedir. Bu ifade normal piyasa koşullarında geçerlidir. Ters piyasa koşullarında ise tam tersi geçerli olacaktır. 

 Baz riski, korunma işleminin çalışmayacağı anlamına gelmez. Baz riski, fiyat riskine göre çok düşüktür. Örneğimizde 14.000 TL’lik bir pamuk için baz riski 500 TL olarak gerçekleşmiştir. Bunun yanında, bazı tahmin etmek zor olmakla beraber, bazın dalgalanması fiyatın dalgalanmasından daha azdır. Korunma işlemi yapmamış olsaydı çiftçi 500 TL kar etmek yerine ürününü Ekim ayında Haziran ayı fiyatlarına göre 500 TL daha az bir fiyatla satacaktı.

S: Korunma işlemlerinde yüzde yüz korunma sağlamak mümkün müdür?
Y.

Korunma işlemlerinde yüzde yüz korunma (tam korunma) sağlamak mümkündür. Ancak bazı durumlarda tam korunma sağlamak mümkün olmayabilir. Bu da vadelerin uyuşmaması, miktarın uyuşmaması, kaç adet sözleşme alınıp satılacağına doğru karar verilmemesi,  dayanak varlığın korunma sağlanan maldan farklı olması ve riskten korunma oranının yanlış belirlenmesi gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak, bu piyasalarda riski azaltmaya yönelik olarak alınan pozisyonlar, hiç pozisyon alınmaması durumuna kıyasla riskin azalmasını sağlar

S: Uzun pozisyonlu korunma ne zaman tercih edilir?
Y. Eğer sizin için gelecekte fiyatların artması risk oluşturuyorsa VOB’da uzun pozisyon alarak ilgili ürünün fiyat artışı riskine karşı korunabilirsiniz.

Örneğin orta vadeli nakit ihtiyacınız için bankadan altı ay vadeli 10 bin dolar kredi aldınız. Borçlandığınız dolarları 1,3000 TL’den satarak 13.000 TL’yi ihtiyaçlarınız için kullandınız. Altı ay sonra  almış olduğunuz döviz kredisini faizi ile birlikte geri ödemeniz gerekecektir. Sizin için döviz kurlarında beklenmedik bir artış ciddi risk oluşturacaktır. Bu riskten korunmak için VOB’da işlem gören TL/ABD Doları sözleşmesinde uzun pozisyon almanız gerekecektir.

VOB’da sözleşme büyüklüğü bin dolar olan TL/ABD Doları sözleşmesinde 6 ay vadeli kurların 1,3500 TL’den işlem gördüğünü varsayalım. Eğer siz 1,3500 TL/ABD Doları fiyatla 6 ay vadeli  bin dolarlık on adet sözleşmeyi satın alırsanız, gelecekte satın alacağınız 10 bin doların alış kurunu bugünden 1,3500 TL olarak sabitlemiş olursunuz. Altı ayın sonunda dolar kuru ne kadar artarsa artsın siz maliyetinizi sabitlediğiniz için kur artışından etkilenmezsiniz.

S: Kısa pozisyonlu korunma ne zaman tercih edilir?
Y. Kısa pozisyonlu korunma, alım satıma konu ürünün gelecekte fiyatının düşmesinden endişe duyan taraflarca tercih edilmelidir. Satmak için elinde malı olan veya satacağı ürüne o an sahip olmayıp gelecek bir vadede sahip olacak herkes fiyatların düşmesini risk olarak görür.

Örneğin siz bir ihracatçısınız ve 100.000 ABD Doları tutarında sipariş aldınız.  Malı 3 ay sonra teslim edecek ve 100.000 ABD Dolarını üç ay sonra TL’ye çevireceksiniz. Anlaşma yaptığınız gün dolar kuru spot piyasada 1,3000 TL/ABD Doları olsun. Aynı anda VOB’da vade tarihi 3 ay sonra olan VOB-TLDolar sözleşmesi de 1,3200 TL/ABD Doları fiyatla işlem görüyor olsun. Yatırımcı 1.000 Dolar büyüklüğündeki 100 sözleşmeyi bu fiyattan satar. Kısa korunma yapmış olur. 3 ay sonra spot piyasada dolar kuru daha da düşse de yatırımcı 100.000 Doları karşılığında 132.000 TL elde etmiş olacaktır.

S: Çapraz korunma ne zaman tercih edilir?
Y. Piyasalarda her zaman riske maruz kaldığımız ürün üzerine düzenlenmiş bir vadeli işlem sözleşmesi işlem görmüyor olabilir. Bu durumda da çapraz korunma işlemi yaparak riskimizi azaltabiliriz. Çapraz korunma işlemine bir çeşit dolaylı korunma işlemi de diyebiliriz.

Spot piyasada sahip olduğumuz pozisyonun bire bir aynısını vadeli işlem piyasalarında her zaman bulamayabiliriz. Genellikle farklılıklar üç temel noktada ortaya çıkar;

1.      Riske maruz kaldığımız vade yapısı.

2.      Spot piyasadaki pozisyon miktarının sözleşme büyüklüğünün tam katı olmaması.

3.      Sahip olunan malın kendine özel karakteristiklerinin olması.

İşte bu tür durumlarda çapraz korunma devreye girmektedir. Çapraz korunmaya örnek olarak, hisse senetlerinden oluşan bir portföyün değerinin (portföyün yapısı hisse senedi endeksiyle birebir aynı değilse) hisse senedi endeksine dayalı sözleşmelerde pozisyon alınarak korunması verilebilir.

S: Ben bir pamuk üreticisiyim. Pamuk fiyatlarının düşmesine karşı nasıl korunma sağlayabilirim?
Y. Hasat zamanı rekoltenin ne olacağı konusunda belirsizlik hakim ve siz rekoltenin yüksek çıkacağı beklentisindesiniz. Rekoltenin yüksek açıklanması gelecekte ürününüzün fiyatını düşürebileceğinden gelecek bir vadeye bugünden satış yapmak üzere pamuk sözleşmesi satabilirsiniz. Rekoltenin yüksek çıkmasıyla düşen fiyatlara rağmen, pamuk sözleşmesi satarak almış olduğunuz kısa pozisyon sayesinde  hesabınıza nakit akışı olacaktır. Vade geldiğinde siz ürününüzü düşük piyasa fiyatından satsanız bile, vadeli sözleşme satışından kaynaklanan kar, ürün satışını daha düşük fiyat üzerinden satmaktan kaynaklanan zararı telafi edebilecektir..
S: Ben bir pamuk ipliği üreticisiyim. Pamuk alım maliyetim artan pamuk fiyatlarından olumsuz etkileniyor. VOB bana bu konuda nasıl yardımcı olabilir?
Y. Rekoltenin o yıl düşük çıkacağını tahmin ediyor veya o yıl pamuğa olan talepte belirgin bir artış sonucu fiyatların yükseleceğini bekliyorsanız, bugünden gelecek bir vade için pamuk sözleşmesi satın alırsınız. Böylelikle pamuk alımına kadar olan süre içerisinde pamuk fiyatlarının yükselişinden kendinizi korumuş olursunuz. Pamuk fiyatlarının artışı, almış olduğunuz sözleşmeyi karlı kılacaktır. Bu sözleşmeden kaynaklanan kar, pamuğun alım zamanı geldiğinde artmış pamuk fiyatlarından kaynaklanan zararı kapatacak ve bu şekilde pamuk alımınızın maliyeti sabitlenmiş olacaktır.
S: Döviz vadeli işlem sözleşmeleri kullanılarak yapılan korunma işlemine bir örnek verebilir misiniz?
Y. Bir ihracatçı Nisan ayında yurtdışı firmalardan toplam 1 Milyon ABD Doları değerinde sipariş almıştır. Şirket gönderdiği malın karşılığı olan 1 Milyon ABD Doları’nı 3 ay sonra tahsil edecektir. İhracatçının endişesi kurların 3 ay sonra düşecek olmasıdır. Bu ihracatçı kurların düşmesi riskine karşı vadeli piyasada ne şekilde korunma sağlayabilir?

VOB’da işlem gören Haziran vadeli TL/ABD Doları sözleşmesinin fiyatı Nisan ayında 1,4000 TL’dir. İhracatçı, 1 Milyon ABD Doları değerinde (1.000 adet) Haziran  vadeli sözleşme satar. İhracatçının bu işlem nedeniyle yatırdığı toplam teminat tutarı 150.000 TL’dir (150*1.000= 150.000 TL). Bu şekilde ABD Doları’nın Haziran ayı sonundaki satış fiyatını 1,4000’da sabitlemiş olur.

Yatırımcının ABD Doları’nın 30 Haziran tarihindeki satış kurunu vadeli işlem sözleşmesini sattığı 1,4000 TL’de sabitleyebilmesi için vade sonuna kadar beklemesi gereklidir. Çünkü ancak bu tarihte VOB’da açık kalmış pozisyonların fiyatı spot fiyatla karşılaştırılacak ve aradaki fark yatırımcıların hesabına kar veya zarar olarak aktarılacaktır. 

30 Haziran tarihinde ABD Doları spot piyasada 1,2600 TL/ABD Doları’ndan işlem görmektedir ve vade sonu olması sebebiyle bu fiyat aynı zamanda vadeli işlem sözleşmesinin kapanış fiyatıdır. VOB’da işlem yapmayanlar ABD Doları’nı 1,2600 TL’den satacaklardır. Diğer yandan VOB’da işlem yapan ihracatçı vadeli fiyatların 1,2600 TL/ABD Doları’na düşmesi nedeniyle pozisyon aldığı her 1 Dolar için 0,1400 TL (1,4000-1,2600=0,1400) kar elde edecektir. Sahip olduğu dövizi spot piyasada satacak olan ihracatçı spot piyasada her Dolar karşılığında 1,2600 TL alacak, ancak vadeli işlem piyasasındaki 0,1400 TL’lik kazancı sayesinde Dolar satış kurunu 1,4000 TL’de sabitlemiş olacaktır. Firmanın, bu işlemler sonucunda vadeli piyasadaki  toplam karı 140.000 TL’dir.

Sözleşmenin vade tarihi olan 30 Haziran’da spot ABD Doları kuru 1,2600 TL/ABD Doları olmasaydı da yatırımcı korunma sağlamış olur muydu? Aşağıdaki tabloda vade sonunda spot fiyatın farklı seviyeleri için yatırımcının kar/zarar durumu görülmektedir (Vade sonunda vadeli fiyatlar spot fiyatlara eşitlenecektir):

Vade Sonu VİS Fiyatı

VİS’den Meydana Gelen Kar/Zarar (TL)

İhracat Karşılığı Alınan Dolar Spot Piyasada Bozdurulurken Elde Edilen Gelir (TL)

Toplam Gelir (TL)

1 USD’nin Getirisi

1,2600

1,4000-1,2600=0,1400 (1 USD)

0,1400*1.000=140 (1 sözleşme)

140*1.000=140.000 (1.000 sözl.)

1,2600*1.000.000 USD=

1.260.000

140.000+1.260.000=

1.400.000

1.400.000/1.000.000=

1,400 TL

1,4000

1,4000-1,4000=0 (1 USD)

0*1.000=0 (1 sözleşme)

0*1.000=0 (1.000 sözl.)

1,4000*1.000.000 USD=

1.400.000

0+1.400.000=

1.400.000

1.400.000/1.000.000=

1,400 TL

1,5400

1,4000-1,5400=-0,1400 (1 USD)

-0,1400*1.000=-140 (1 sözleşme)

-140*1.000=-140.000 (1.000 sözl.)

1,5400*1.000.000 USD=

1.540.000

-140.000+1.540.000=

1.400.000

1.400.000/1.000.000=

1,400 TL

S: Faiz vadeli işlem sözleşmeleri kullanılarak yapılan korunma işlemine bir örnek verebilir misiniz?
Y. Bir banka 1 yıllık sabit faizli kredi vermekte, verdiği krediyi 3 aylık mevduatla finanse etmektedir. Banka faizlerin 1 sene boyunca sürekli yükseleceği endişesini taşımaktadır. Faizlerin yükselmesi kısa vadeli finansmanın üzerine ek yük bindirecektir. Cari piyasada 3 aylık mevduat faizleri 10/03/2006 tarihinde yüzde 13 civarındadır ve vadesi üç ay sonra dolacak olan ve dayanak varlığı 3 aylık Hazine Bonosu olan VİS’ler de yüzde 14 faiz oranına karşılık gelen 96,627’den işlem görmektedir. Banka korunma amacıyla VİS satar. Vade sonunda beklentiler çerçevesinde faizler yükselirse, banka mevduat faizlerine daha fazla ödeme yapacak olmasına rağmen VİS’den kar elde edecektir. Böylece banka şu anda elinde bulunan 3 aylık mevduatın finansmanına dönem sonunda (3 ay sonra) eklenecek olan yükü, VİS kullanarak azaltmış veya tamamıyla yok etmiş olacaktır. Banka, beklentileri doğrultusundaki faiz artışlarından korunmak amacıyla aynı işlemi sene içerisindeki diğer üçer aylık dönemler için de gerçekleştirmelidir.

Satım Yönünde Korunma Örneği (Banka)

                                              

10/3/2006: Banka 100.000 TL tutarında 3 aylık mevduat hesabına sahiptir. Faizlerin yükseleceği endişesi ile 200.000 TL nominal değerli 3 ay vadeli bono üzerine düzenlemiş VİS’i (20 adet VOB-DİBS 91 sözleşmesini), vadeli işlem borsasında o gün geçerli olan %14 faiz oranına karşılık gelen 96,627’den satar.

12/6/2006 (Sözleşmenin Vade Tarihi): Bu tarihte eğer bankanın beklediği gibi faizler artarsa bankanın finansman yükü artacaktır. Ancak diğer yandan banka VOB’daki işleminden dolayı kar elde edecektir. Çünkü banka 10/03/2006 tarihinde 3 aylık hazine bonosuna dayalı vadeli işlem sözleşmesi satmıştır. Satış yapılan tarihten bugüne faiz oranları yükseldiği için bono fiyatları düşmüştür. Yani banka 3 aylık hazine bonosunu yüksek fiyattan satmış, daha sonra fiyatlar düşünce geri almış var sayılmış, aradaki fark da kar olarak bankanın hesabına yansıtılmıştır. Böylelikle bankanın faiz artışından doğan ek finansman yükü hafifletilmiş veya tamamıyla ortadan kaldırılmış olur. Bunu aşağıdaki tablodan faizlerin vade tarihinde yüzde 18’e, 30’a ve yüzde 50’ye sıçraması ve %12’ye düşmesi halindeki örneklerde görebilirsiniz:

 Farklı Faiz Oranları İçin Bankanın Kar/Zarar Durumu

Oluşan Faiz Oranı (%)

Vade Sonunda Spot Piyasada 91 Günlük Bonoların

Değeri  TL

VİS’den Meydana Gelen Kar(+)/Zarar(-)

TL

Mevduat Faiz Ödemelerindeki Ek Yük(-) veya Azalma(+)

TL

Net Kar(+)/

Zarar(-)

TL

18

95,705

1.844

-1.247

598

30

93,041

7.173

-4.238

2.934

50

88,916

15.423

-9.225

6.198

12

97,095

-936

249

-686

Tablodaki değerlerin hesaplama yöntemine bir örnek aşağıda verilmiştir:

Vade sonunda faiz oranının %30 olduğu durum için;

Vade sonunda spot piyasada 91 günlük bonoların değeri:

 

VİS’ten Meydana Gelen Kar/Zarar:

Mevduat Faiz Ödemelerindeki Ek Yük/Azalma:

Net Kar/Zarar: 7.173-4.238=2.934 TL

Faizlerin beklenenin aksine düşmesi halinde ise VİS’den bir zarar söz konusu olacaktır (örn. yukarıdaki tabloda %12 olduğu durum). Fakat aynı zamanda banka mevduatlara daha düşük faiz verecektir. Finansman yükündeki bu azalma VİS’deki zararı belirli oranda karşılayacaktır. Bu örnekte birebir korunmanın olmamasının sebebi korunma amacıyla kullanılan VİS’in dayanak varlığının bankanın riskine maruz kaldığı faizli enstrüman (mevduat) ile aynı olmamasıdır. Mevduat faizlerindeki değişikliklerden kaynaklanan risk, faizlerin yukarı doğru gitmesi durumunda Hazine Bonosuna dayalı VİS kullanılarak ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca vade tarihindeki faiz oranı yükseldikçe bankanın net karı da büyümektedir. Çünkü faizlerin yükselmesiyle birlikte vadeli işlem sözleşmesinden elde edilen karın artış hızı aynı sebeple bankanın ödeyeceği mevduat faizinin artış hızından daha büyüktür.

S: Endeks vadeli işlem sözleşmeleri kullanılarak yapılan korunma işlemine bir örnek verebilir misiniz?
Y. Bir hisse senedi portföyünüz olduğunu ve değer kaybetmesinden endişe ettiğinizi düşünelim. Ne yapmalı?

21.150 TL değerinde bir hisse senedi portföyüne sahip olan bir yatırımcıyı düşünelim. Bu yatırımcının portföyünü 10 Aralık’a kadar elinden çıkarmaması gerekiyor ancak diğer yandan da bu zaman zarfında hisse senetlerinin değer kaybedeceğini düşünüyor ve bu yüzden endişe duyuyor. Yatırımcı portföyünün değerini koruyabilmek için VOB-İMKB 30 sözleşmesinde pozisyon almaya karar verir. Burada hemen hatırlatalım, yatırımcının bu korunmayı VOB-İMKB 100 sözleşmesini kullanarak yapması da mümkündü. VOB-İMKB 30 sözleşmesini seçmesinin sebebi, portföyünün yapısının İMKB 30 endeksi içindeki hisse senetleriyle daha fazla benzerlik gösteriyor olmasıydı.

Şu anda tarih 15 Ekim. İMKB 30 endeksi 49.400 seviyesinde. VOB’da işlem gören üç farklı sözleşme var ancak yatırımcı 10 Aralık tarihine kadar korunmaya ihtiyacı olduğu, bu tarihte pozisyonunu kapatacağı için Aralık vadeli VOB-İMKB 30 sözleşmesinde pozisyon almayı tercih ediyor. 15 Ekim tarihinde Aralık vadeli VOB-İMKB 30 sözleşmesinin fiyatı 49,000.   

Yatırımcı portföyünün değer kaybedeceğini ve İMKB 30 Endeksi’nin de portföyüyle paralel hareket edeceğini, İMKB 30 Endeksi’nin de düşeceğini düşünüyor. Burada kritik karar kaç sözleşmede pozisyon alınırsa tam korunma sağlanacağıdır. Pozisyon alınması gereken sözleşme sayısı aşağıdaki eşitliğe göre bulunmalıdır:

Yatırımcı Brm  değerini 1,158 olarak hesaplamıştır. Yani beklenti, VOB-İMKB 30 endeksi sözleşmesinin fiyatı 1 birim değiştiğinde yatırımcının sahip olduğu portföyün değerinin de aynı yönde 1,158 birim değişeceği yönündedir.

O halde yatırımcının satması gereken sözleşme sayısı

   tir.  

10 Aralık’ta yatırımcının korunma ihtiyacını tamamladığını ve açık pozisyonlarını kapattığını var sayalım. 10 Aralık’ta yatırımcının portföyünün değeri 20.550 TL’ye ve VOB-İMKB 30 sözleşmesinin değeri de 47,800’e gerilemiştir. Yatırımcının portföyü 600 TL değer kaybetmiş, ancak  vadeli işlem sözleşmesinden de toplam 600 TL kar sağlanmıştır. Böylece yatırımcının portföyünün kaybettiği değer, vadeli işlem sözleşmesiyle telafi edilmiştir. Yatırımcının net kar/zarar durumunu aşağıda görebilirsiniz.

Burada, yatırımcının zararını tam olarak telafi edebilmiş olmasının sebebi, Brm değerini gerçekçi tahmin etmiş olmasıdır. Eğer doğru tahmin edememiş olsaydı, ya zararının tümünü telafi edemeyecek ya da zararının üzerinde kar elde edecekti.

S: Riskten Korunma Oranı (“RKO”) ve “Beta Katsayısı” nedir?
Y. Riskten korunma oranı, karşı karşıya kaldığımız riski kaç adet endeks vadeli işlem sözleşmesi alıp satarak tam olarak ortadan kaldıracağımızı belirlememize (tam korunma sağlamamıza) yardımcı olan bir orandır. Spot piyasadaki ve vadeli piyasadaki fiyat değişiminin birbiriyle ilişkisini ortaya koyan bir değerdir.

Riskten Korunma Oranı

RKO, dayanak varlığın hisse senedi spot piyasadaki getirilerinin vadeli piyasanın getirileriyle ne kadar uyumlu olduğunu göstermektedir. Örneğin spot piyasada endeks değeri %15 artarken vadeli piyasada %6 artıyorsa,

Sahip olunan portföyün riskinden korunmak için alınması veya satılması gerekli olan sözleşme sayısının hesaplanmasında RKO’nın yanında  değeri de kullanılmaktadır. Bu değer sadece hisse senetleri piyasasında tutulan bir portföyün korunmasında hesaba dahil edilmektedir. , sahip olunan portföyün getirilerinin dayanak varlığın hisse senedi spot piyasasındaki getirileriyle ilişkisini ortaya koymaktadır. Örneğin hisse senedi endeksinin spot piyasa değeri %10 artarken portföyün değeri %15 artıyorsa

, Menkul Varlık Fiyatlandırma Modeli’ndeki β kavramından ortaya çıkmıştır. Bu modeldeki β, tek bir hisse senedinin piyasa geneliyle olan fiyat ilişkisini belirtmektedir. Zaman zaman bazı kaynaklarda hisse senetleri için bu β  değerlerinin yayınlandığını görürüz.  değerinin elde edilmesi içinse sahip olunan portföydeki tüm hisse senetlerinin β değerleri ağırlıklandırılır. Dolayısıyla , eldeki portföyün getirisinin piyasa getirisiyle (hisse senedi endeksinin getirisiyle) olan ilişkisini ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla, sahip olunan veya olunacak olan bir hisse senedi portföyünün vadeli işlem borsasında kaç adet endeks vadeli işlem sözleşmesi alınarak veya satılarak korunabileceği aşağıdaki formül yardımıyla bulunabilir.

Hem RKO’nun hem de  değerinin hesaplamasında, geçmiş dönemdeki hisse senedi spot piyasasının ve hisse senedi endeksi vadeli işlem sözleşmelerinin vadeli işlem borsalarındaki fiyatlarından yararlanılabilir. Dolayısıyla, bu oran gelecekteki fiyat hareketliliği için kesin değildir. Kesin olduğu varsayılarak alınıp satılacak endeks vadeli işlem sözleşmesi sayısı hesaplanır.

Bir önceki sorunun yanıtı içinde yer verilmiş olan Brm  değeri bu kısımdaki  çarpımına eşdeğerdir.

 

S: Arbitraj imkanı ne zaman doğar?
Y. Arbitraj olanağı,

        Aynı özelliklerdeki bir ürünün farklı piyasalarda aynı anda oluşan fiyatları arasında farklılık olması,

        Bir vadeli sözleşmenin teorik olarak olması gereken fiyat seviyesi ile mevcut fiyatı arasında farklılık olması durumlarında ortaya çıkar.

 

Opsiyon Sözleşmeleri ve Kullanımı

 
S: Vadeli işlem sözleşmeleri ile opsiyon sözleşmeleri arasındaki fark nedir?
Y. Aslında vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri birbirinden farklı türev araçlardır. Her birinin kendine has özellikleri vardır. Ayrı ayrı veya aynı anda değişik kombinasyonlarla kullanıldıklarında farklı yatırım veya korunma stratejileri geliştirilebilir.

Her iki sözleşme de riskten korunma veya yatırım amacıyla kullanılabilir. Aralarındaki temel farklılık şudur: Vadeli işlem sözleşmeleriyle pozisyon aldığınızda bir yükümlülük üstlenmiş, opsiyon sözleşmesi satın aldığınızda bir hak satın almış ve opsiyon sözleşmesi sattığınızda opsiyonu alanın istemesi halinde yerine getirmeniz gereken bir yükümlülük üstlenmiş olursunuz.

Döviz piyasası ile ilgili bir örnek verelim. Bu örnekte korunma amaçlı işlem yaptığınızı düşünelim. Üstlendiğiniz riskin türüne göre vadeli piyasada yapacağınız bir işlemle, dövizi gelecekte hangi fiyattan alacağınızı veya satacağınızı bugünden belirleyip sabitleyebilirsiniz. Bu sayede sözleşmenin vade tarihine kadar  kur değişiminden etkilenmemiş olursunuz. Tabi bu garantiyi elde etmek için vade tarihine kadar beklemeniz, pozisyonunuzu kapatmamanız gereklidir. Diğer yandan endişeleriniz yersiz de çıkabilir. Bu durumda örneğin Dolar’ı vade sonunda önceden vadeli işlem sözleşmesiyle anlaştığınız fiyattan daha yüksek fiyattan satabilecekken sözleşmeyle anlaştığınız daha düşük bir kazanca razı olmak durumunda kalabilirsiniz. Yani spot piyasada fiyatlar endişelerinizin tersi yönünde gelişse bile siz risk almamak için vade sonundaki gelir veya maliyetinizi önceden belirlemişsinizdir ve değiştiremezsiniz. Fiyatların endişelerinizin tersi yönünde geliştiğini fark edip pozisyonunuzdan çıkabilirsiniz de. Ancak bunu yaparsanız siz pozisyondan çıktıktan sonra vade sonuna kadarlık süre içinde kurun tam tersi yönde değişmeyeceğinin garantisini sağlayamazsınız.

Korunma işlemini opsiyon sözleşmelerini kullanarak yaptığınızda ise opsiyon sözleşmesi satın alır, malı sözleşmede anlaştığınız fiyattan gelecekte alma veya satma hakkına sahip olursunuz ancak bu bir haktır. Yani fiyatların gelişimine göre bu hakkı kullanmak veya kullanmamak sizin inisiyatifinizdedir. Vade sonunda spot kur seviyesine göre opsiyonu kullanır veya kullanmazsınız. Ancak opsiyonu kullanmazsanız ödediğiniz primi kaybedersiniz. Ayrıca satın almış olduğunuz opsiyon sözleşmesinin size sağladığı hakkı kullanabilmeniz sadece vade sonunda mümkün değildir, bu hakkı vade tarihinden önce de bazı opsiyon tiplerinde dilediğiniz her an kullanabilirsiniz.

Yatırım amaçlı yaptığınız işlemlerde ise hem vadeli işlem sözleşmelerini hem de opsiyon sözleşmelerini fiyatlarını takip ederek anlık olarak alıp satabilirsiniz.

Görüldüğü gibi, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin kendilerine has özellikleri vardır. Risk durumunuz ve geleceğe yönelik fiyat beklentileriniz doğrultusunda dilerseniz vadeli işlem sözleşmesi veya opsiyon sözleşmesinden birini tercih ederek, dilerseniz ikisini bir arada kullanarak stratejiler geliştirebilirsiniz.

S: Opsiyon türleri nelerdir?
Y. Opsiyonlar alım opsiyonu (call option) ve satım opsiyonu (put option) olarak ikiye ayrılır.

Alım opsiyonu, opsiyonu alan tarafa (lehdara, uzun pozisyon sahibine) belirli bir vadede veya belirli bir vadeye kadar, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma hakkı veren, ancak almayı zorunlu tutmayan, satan tarafı (keşideciyi, kısa pozisyon sahibini) ise alıcının talebi halinde satmaya yükümlü kılan sözleşmeyi, ifade eder.

Satım opsiyonu, opsiyonu alan tarafa belirli bir vadede veya belirli bir vadeye kadar, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ekonomik veya finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi satma hakkı veren, ancak satmaya zorunlu tutmayan, satan tarafı ise opsiyon alıcısının talebi halinde almakla yükümlü kılan sözleşmeyi ifade eder.

Alım Opsiyonu-Satım Opsiyonu

S: Opsiyon tipleri nelerdir? -Avrupa Tipi Opsiyonlar (European Option), Amerikan Tipi Opsiyonlar (American Option)
Y. Dünyada işlem gören iki tipte opsiyon vardır. Bunlar

        Avrupa Tipi Opsiyonlar ve

        Amerikan Tipi Opsiyonlardır.

Bu opsiyon tipleri arasındaki tek fark, uzun pozisyon sahibinin haklarını kullanabileceği zaman diliminden kaynaklanmaktadır. Avrupa tipi opsiyonlarda uzun pozisyon sahibi taraf hakkını (opsiyonu) sadece vade bitim tarihinde borsa tarafından belirlenen zaman diliminde kullanabilir. Bundan önce kullanamaz. Amerikan tipi opsiyonlarda ise uzun pozisyon sahibi taraf hakkını (opsiyonu) opsiyonun yazım (satın alım) tarihi ile vadesi arasındaki herhangi bir süre içinde kullanabilir.

S: Kullanım fiyatı (Exercise price- Strike price) nedir?
Y. Alıcının talebi halinde, opsiyon satıcısının opsiyona konu olan dayanak varlığı ne fiyatla alacağını ya da satacağını belirleyen fiyattır.

S: Opsiyon vadesi nedir?
Y. Tıpkı vadeli işlem sözleşmelerinde olduğu gibi, opsiyon sözleşmelerinin de geçerli olduğu bir süre vardır. Opsiyonun vadesi, opsiyon alıcısının alma yada satma hakkının; satıcısının ise satma yada alma yükümlülüğünün hangi tarihe kadar geçerli olduğunu gösterir.

 

S: Opsiyon primi (Option premium) nedir?
Y. Opsiyon terminolojisinde prim opsiyonun fiyatını temsil eder. Opsiyonlar alınıp satılırken, alıcı sahip olacağı hak için satıcıya bir prim öder. Söz konusu prim alıcı için maliyet oluştururken satıcıya bir gelir teşkil eder. 

S: Opsiyon primleri nasıl kote edilir?
Y. Aşağıdaki tabloda opsiyon fiyatlarının gösteriminin tipik bir örneğini yer almaktadır.

 

Vade

Alım Opsiyonu (KR)

Satım Opsiyonu (KR)

 

80

100

120

140

80

100

120

140

Ekim 2005

5

3,8

2

1,1

2

3,9

5

8

Aralık 2005

7

4,8

3,6

2,8

3,7

4,8

6,8

9,3

Şubat 2006

9

5,1

4

3,9

4,1

5,2

7,2

11,2

Nisan 2006

12,5

8

6

4,2

6,3

8,3

9

13,2

Temmuz 2006

15

12

9

5,5

9,1

12,1

13,2

15,5

Ekim 2006

18

14

12

7,7

11,9

14,3

15,1

16,7

Görüldüğü gibi opsiyonlar alım ve satım opsiyonu olarak ayrıldıktan sonra kullanım fiyatları ve vadeleri baz alınarak matris şeklinde yazılmıştır. Yukarıdaki örnekte 120 KR kullanım fiyatlı Nisan 2006 vadeli alım opsiyonunun fiyatı 6 KR  olarak belirtilmiştir.

S: Asli değerli opsiyon (in-the-money option) nedir?
Y. Alım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından düşükse, bu opsiyon asli değerli opsiyondur. Çünkü opsiyon alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı piyasa fiyatından daha düşük fiyata alma hakkına sahiptir.

Satım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından yüksekse, bu opsiyon asli değerli opsiyondur. Çünkü opsiyonun alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı piyasa fiyatından daha yüksek fiyattan satma hakkına sahiptir.

S: Başa baş opsiyon (at-the-money option) nedir?
Y. Alım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatına eşitse, bu opsiyon başa baş opsiyondur. Çünkü opsiyonun alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı ancak piyasa fiyatından alabilir.

Satım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatına eşitse, bu opsiyon başa baş opsiyondur. Çünkü opsiyonun alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı ancak piyasa fiyatından satabilir.

S: Asli değersiz opsiyon (out-of-the-money option) nedir?
Y. Alım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından yüksekse, bu opsiyon asli değersiz opsiyondur. Çünkü opsiyonun alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı piyasa fiyatının üstünden alma hakkına sahiptir. Böyle bir durum opsiyon alıcısına bir yarar sağlamayacağından bu opsiyonu kullanmanın herhangi bir akılcı yanı olmayacaktır. Bu da alıcının elindeki opsiyonu değersiz kılar. Burada hemen belirtmeliyiz ki, opsiyonun vadesine kadar olan bir zamanda, opsiyon asli değersiz olsa bile, zaman değeri nedeniyle opsiyonun bir primi (bedeli) olabilir.

Satım opsiyonu sözleşmesinin kullanım fiyatı, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından düşükse, bu opsiyon asli değersiz opsiyondur. Çünkü opsiyonun alıcısı opsiyonu kullanmak istediğinde dayanak varlığı piyasa fiyatının altından satma hakkına sahiptir. Böyle bir durum opsiyon alıcısına bir yarar sağlamayacağından bu opsiyonu kullanmanın herhangi bir akılcı yanı olmayacaktır. Bu da alıcının elindeki opsiyonu değersiz kılacaktır.

S: Opsiyon sözleşmesinde teminatlandırma nasıldır?
Y. Opsiyon satın alan yatırımcının opsiyonu alırken  herhangi bir teminat yatırma zorunluluğu yoktur. Opsiyonu satın alan yatırımcı opsiyonun primini öder ve satın alır. Ancak opsiyon satan yatırımcılar, takas kurumunun belirlediği bir tutarı teminat olarak yatırmak zorundadır. Opsiyon satan yatırımcının teminat yatırma zorunluluğunun nedeni, opsiyon satan yatırımcıların kar potansiyeli sınırlıyken (tahsil edilen prim kadar) zarar potansiyeli alım opsiyonu satışında sınırsız, satım opsiyonu satışında ise kullanım fiyatının 0 ile arasındaki fark kadar olmasıdır.
S: ”Uzun pozisyonlu alım opsiyonu”nda kar/zarar nasıl oluşur ?
Y. Alım opsiyonu alan bir yatırımcının bu haktan ekonomik bir avantaj elde edebilmesi iki şartın aynı anda oluşmuş olmasına bağlıdır:

        Birinci şart, opsiyonun kullanım fiyatının, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından düşük olmasıdır.

Kullanım Fiyatı < Dayanak Varlık Fiyatı

        İkinci şart ise opsiyonun kullanım fiyatı ile opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatı arasındaki farkın, opsiyonu satın almak için ödenen primden daha fazla olmasıdır.

Prim < Dayanak Varlık Fiyatı – Kullanım Fiyatı

Bir başka deyişle alım opsiyonu almış bir yatırımcının vade sonu itibarıyla ekonomik avantaj elde etmesi, opsiyonun asli değerinin, opsiyona ödenen primden daha fazla olmasıyla mümkündür.

Ödenen  Prim < Asli Değer

S: ”Kısa pozisyonlu alım opsiyonu”nda kar/zarar nasıl oluşur ?
Y. Alım opsiyonu satan bir yatırımcının vade sonu itibarıyla bu yükümlülüğü üzerine almasından ekonomik bir avantaj elde edebilmesi için opsiyonun asli değerinin opsiyonu satan yatırımcının opsiyon satışından tahsil ettiği primden düşük olması gerekir.

Asli Değer < Prim

Dolayısıyla kullanım fiyatının dayanak varlık fiyatından yüksek olması da alım opsiyonu satmış yatırımcıya ekonomik avantaj sağlar.

Dayanak Varlık Fiyatı < Kullanım Fiyatı

Bu durumda opsiyonu alan yatırımcının, satan yatırımcıya karşı opsiyonu kullanma şansı olmaz ve opsiyon satıcısı tahsil ettiği primi kazanç olarak elde eder.

S: ”Uzun pozisyonlu satım opsiyonu”nda kar/zarar nasıl oluşur?
Y. Satım opsiyonu alan bir yatırımcının bu haktan ekonomik bir avantaj elde edebilmesi iki şartın aynı anda oluşmasına bağlıdır:

        Birinci şart, opsiyonun kullanım fiyatının, opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatından yüksek olmasıdır.

Kullanım Fiyatı > Dayanak Varlık Fiyatı

        İkinci şart ise kullanım fiyatı ile opsiyona konu olan dayanak varlık fiyatı arasındaki farkın, opsiyonu satın almak için ödenen primden daha fazla olmasıdır.

Prim < Dayanak Varlık Fiyatı – Kullanım Fiyatı

Bir başka deyişle, vade sonu itibarıyla opsiyonun asli değerinin, ödenen primden daha fazla olması, satım opsiyonu almış yatırımcıya ekonomik avantaj sağlar.

Ödenen  Prim < Asli Değer

S: ”Kısa pozisyonlu satım opsiyonu”nda kar/zarar nasıl oluşur?
Y. Satım opsiyonu satan yatırımcının vade sonu itibarıyla bu yükümlülüğü üzerine almasından ekonomik bir avantaj elde edebilmesi için opsiyonun asli değerinin opsiyonu satan yatırımcının opsiyon satışından tahsil ettiği primden düşük olması gerekir.

Asli Değer < Prim

Dolayısıyla kullanım fiyatının dayanak varlık fiyatından düşük olması da satım opsiyonu satmış yatırımcıya ekonomik avantaj sağlar.

Dayanak Varlık Fiyatı > Kullanım Fiyatı

Bu iki durumda da opsiyonu alan yatırımcının, satan yatırımcıya karşı opsiyonu kullanma şansı olmaz ve opsiyon satıcısı tahsil ettiği primi kazanç olarak kabul eder.

S: Opsiyonlarda fiyatlama nasıl yapılır?
Y. 1970’li yılların başında Fisher Black ve Myron Scholes adında iki finans mühendisi, bir opsiyonu satın alırken veya satarken ödenen veya tahsil edilen miktarın “makul” olup olmadığını en iyi şekilde hesaplayan ve günümüzde de geçerliliğini koruyan son derece kapsamlı ve karmaşık bir fiyatlama modeli geliştirmişlerdir.

Black and Scholes Opsiyon Fiyatı Hesaplama Formülü aşağıda gösterildiği gibidir:

Bu modelin anlaşılması ve hesap makinesi olmadan hesaplanması karmaşık görünmektedir. Bu nedenle bu modelin nasıl çalıştığının detaylarını bilmek yerine genel anlamıyla opsiyon fiyatlama modeline etki eden faktörlerin nasıl yorumlanması gerektiğini ve bu faktörlerin birbirleriyle nasıl bir ilişkiye sahip olduklarını bilmek yeterli olabilir. Opsiyon fiyatlarını bu modele göre hesaplayan çok sayıda hesap makinesi internette ve borsaların web sitelerinde yer almaktadır. Bu yöntemin dışında Binomial Option Pricing, Monte Carlo Simulation gibi farklı yöntemler de kullanılmaktadır.

S: Opsiyon primini etkileyen faktörler nelerdir?
Y. Opsiyon primini etkileyen birden fazla faktör vardır. Bu faktörlerden bazıları;

        Opsiyonun alım opsiyonu mu yoksa satım opsiyonu mu olduğu,

        Kullanım fiyatı ile opsiyona dayanak oluşturan varlığın fiyatı arasındaki fark,

        Opsiyonun vadesine kalan gün sayısı,

        Dayanak varlığın veya göstergenin dalgalanması,

        Risksiz faiz oranı ve

        Temettü oranı (endeks opsiyonları ve hisse senedi opsiyonları için)

olarak özetlenebilir

S: Vadeye kalan süre opsiyon primini nasıl etkiler?
Y. Arabamıza kasko yaptırmak için bir sigorta şirketine başvurduğumuzu varsayalım. Sigorta şirketinden değişik zaman uzunluklarını kapsayan kasko fiyatları istediğinizde büyük bir ihtimalle daha uzun zamanı kapsayan kasko, kısa vadeyi kapsayan kaskodan daha pahalı olacaktır. Çünkü uzun bir zaman dilimi içerisinde, arabanıza zarar gelme olasılığı, kısa bir zaman dilimi içerisinde zarar gelme olasılığından daha yüksektir. Dolayısıyla bu olasılığa karşı sigorta şirketi kendini korumak adına uzun vadeli kasko yaptırmak isteyen kişiden daha çok prim talep edecektir.

Vadeye kalan süre opsiyon fiyatlarına da benzer şekilde etki eder. Opsiyon satan yatırımcı, dayanak varlık fiyatının dalgalanmasının az olmasını veya dayanak varlık fiyatının satmış olduğu opsiyonun lehdarına kar sağlamasını engelleyecek yönde hareketlenmesini bekler. Dolayısıyla opsiyonun vadesi ne kadar uzarsa dayanak varlık fiyatının dalgalanma ihtimali ve opsiyonun lehdarına kar sağlayacak yönde hareketlenme ihtimali artar. Bu da opsiyonun değerinin artmasına sebep olur. Çünkü söz konusu ihtimaller arttıkça opsiyonu satan yatırımcının zarar etme ihtimali de artacaktır. Dolayısıyla yatırımcı yaptığı opsiyon satışından zarar etmemek için kendini korumak adına ekstra prim talep eder ve opsiyonun fiyatı yükselir.

S: Dalgalanma oranı nedir?
Y. Dalgalanma, dayanak varlığın fiyatının değişim yönü fark etmeksizin, belli bir zaman içerisinde (örneğin 1 yıl) fiyatın bulunduğu seviyeden ne kadar aşağıya veya ne kadar yukarıya gidebileceğinin ifadesidir. Dalgalanma oranı yüzde 10 olarak belirtiliyorsa, bunun anlamı, yüzde 684 emin olarak dayanak varlık fiyatının bir gün içerisinde, bulunduğu seviyeden yüzde 10 oranında artacağı ya da azalacağının söylenebileceğidir.

Geçmiş fiyat hareketlerine bakarak hesaplanan dalgalanma tarihsel dalgalanma olarak bilinir. Oysa opsiyon piyasalarında tarihsel dalgalanma yerine yatırımcıların gelecekteki dalgalanmaların fiyatlara yansımış hali olan zımni dalgalanma oranları kullanılmaktadır. Bir başka deyişle, tarihsel dalgalanma bize opsiyon priminin bugün örneğin 10 KR olması gerektiğini belirtirken eğer gelecekte dalgalanmanın daha da artacağı beklentisi piyasada hakimse, bu beklenti opsiyon fiyatlarına yansır.

S: Dalgalanma oranı opsiyon primini nasıl etkiler?
Y. Dalgalanma arttıkça, dayanak varlık fiyatlarının opsiyon satıcısını zarar ettirecek seviyeye gelme ihtimali de artacaktır. Bu da opsiyonun değerinin artmasına sebep olur. Bu sebeple dalgalanmanın artması sonucu opsiyon primi, opsiyonun alım veya satım opsiyonu olduğu fark etmeksizin artar, azalması sonucunda ise opsiyon primi azalır.
S: Risksiz faiz oranı opsiyon primini nasıl etkiler?
Y. Risksiz faiz oranındaki değişimler alım ve satım opsiyonları üzerinde farklı şekilde etkisini gösterir. Risksiz faiz oranındaki artış, opsiyonun kullanım fiyatının bugünkü değerini azaltır.

Bu durumda faizlerin artması ile, alım opsiyonu primi artar. Bu aynı zamanda daha düşük bir kullanım fiyatı anlamına da gelir. Bu şekilde opsiyonun primi artar.

Faizlerin artması satım opsiyonlarının fiyatının (primin) düşmesine neden olur. Yukarıda da belirtildiği üzere, faizlerin artması kullanım fiyatının azalması anlamına geldiğinden, satım opsiyonlarında kullanım fiyatının azalması primin düşmesine neden olur. 

*Dalgalanma logaritmik getirilerin 1 standart sapmasıyla hesaplanır. İstatistik biliminde de 1 standart sapma yüzde 68’lik bir güven derecesine denktir.

S: Temettü oranı opsiyon primini nasıl etkiler?
Y. Temettü oranı sadece endeks opsiyonları ve hisse senedi opsiyonlarında hesaba katılan bir değişkendir. Temettü ödemesi bir hisse senedinin fiyatının düşmesine sebep olan bir faktördür. Dolayısıyla temettü ödeyen bir şirketin hisse senedinin veya temettü ödeyen şirketlerin hisse senetlerinden oluşan bir endeksin alım opsiyonu primi, temettü ödemeyen bir şirketin hisse senedinin veya bu tür hisse senetlerinden oluşan  bir endeks üzerine hazırlanan alım opsiyonlarının primlerinden daha düşüktür. Dolayısıyla temettü alım opsiyonunun primini azaltan bir etkendir.

Temettü ödemesinin alım opsiyonu üzerindeki etkisi ile ilgili yapılan açıklamanın tersine, bir hisse senedinin gerçekleştirdiği temettü ödemesi satım opsiyonunun değerini yükseltir. Çünkü bir şirketin temettü ödemesi durumunda hisse senedinin (dayanak varlığın) değeri düşer. Dayanak varlıktaki bu düşüş satım opsiyonunun  değerini yükseltir.

S: Delta nedir?
Y. Delta, opsiyonun dayanak varlık fiyatının bir birim değişmesi sonucunda opsiyonun priminin ne kadar azalacağını ya da artacağını gösterir.

Delta yüzde olarak ifade edilir ve en yüksek yüzde 100 en düşük yüzde 0 olabilir. Örneğin delta yüzde 50 ise bunun anlamı dayanak varlık fiyatının her 1 birimlik artışında veya azalışında opsiyon priminin 0,5 birim artacağı veya azalacağıdır.

Opsiyon eğer alım opsiyonuysa delta artı yüzde rakamlarıyla ifade edilirken satım opsiyonlarında deltanın yüzdesi eksi yüzde rakamlarıyla ifade edilir.

Asli değeri çok yüksek olan bir opsiyonun deltası neredeyse yüzde yüzdür (genellikle yüzde 99,9’dur). Başa baş bir opsiyonun asli değeri vadesine kalan gün sayısına bağlı olarak yüzde 40 ile yüzde 55 aralığında değişiklik gösterir. Aşırı asli değersiz olan, bir başka deyişle asli değerli olma ihtimali neredeyse yok olan bir opsiyonun deltası ise yüzde 0’a yakındır.

S: Gamma nedir?
Y. Opsiyonun gamması, opsiyona dayanak olan varlığın veya ekonomik göstergenin fiyatındaki bir birim değişiklikle, opsiyon  deltasında kaç birim değişikliğin olabileceğini gösterir.

Aşağıdaki tabloyu incelerseniz dayanak varlık fiyatı 27 TL seviyesindeyken 25 TL kullanım fiyatlı ve vadesine 365 gün kalan bir opsiyonun deltasının 0,6257, gamasının ise 0,453 olduğunu göreceksiniz. Aynı gün içerisinde dayanak varlık fiyatının 27 TL’den 28 TL’ye çıkması durumunda opsiyonun deltasının 0,6669 olduğunu göreceksiniz. Dikkat ederseniz dayanak varlık fiyatının yeni seviyesindeki delta (0,6669) ile dayanak varlık fiyatının eski seviyesindeki deltanın (0,6257) farkı, dayanak varlık fiyatının eski seviyesindeki gammanın aynısıdır (0,6669 - 0,6257 = 0,0453).

S: Vega nedir?
Y. Opsiyonun vegası, dayanak varlık fiyatının zımni dalgalanmasının yüzde 1’lik değişimi sonunda opsiyon priminin ne kadar değişebileceğini gösterir.

Aşağıdaki tabloyu incelerseniz dayanak varlık fiyatı 50 TL seviyesindeyken, 50 TL  kullanım fiyatlı başa baş opsiyonun dalgalanma oranı yüzde 30 olarak varsayılmış ve opsiyonun primi 2,7732 TL olarak hesaplanmıştır. Aynı şartların devam ettiği ancak dalgalanma oranının yüzde 30’dan yüzde 31 seviyesine çıkmasıyla opsiyon priminin ne olacağını bize vega gösterir. Aşağıdaki tablonun sağ kısmına bakacak olursanız, dalgalanma oranının yüzde 31 olduğu durumda opsiyon priminin 2,8655 TL olduğunu görebilirsiniz. 2,8655 TL prim ile 2,7733 TL arasındaki prim farkı 0,0922 TL dir. Dikkat ederseniz bu fark dalgalanma oranı yüzde 30 seviyesindeyken opsiyon vegasına eşittir.

Veganın opsiyon primine olan katkısı, opsiyonun vadesine kalan gün sayısına göre de farklılık gösterir. Opsiyonun vadesine kalan gün sayısı arttıkça opsiyonun daha geniş fiyat aralığında dalgalanabilme olasılığı yüksektir. Söz konusu ihtimalin yüksek olması sonucunda da dalgalanma oranının prime olan katkısı büyür. Bunun tersi olursa yani opsiyon vadeye yaklaştıkça dalgalanmanın prime olan katkısı azalır. Çünkü opsiyonun vadesine çok az gün kala dayanak varlık fiyatının daha geniş bir aralıkta dalgalanma ihtimali azalır.

S: Theta nedir?
Y. Theta, vade sonuna bir gün daha yaklaşıldıkça, opsiyonun fiyatının ne kadar azalacağını ölçer. Zamanın ilerleyişi opsiyonun zaman değerini azalttığından her zaman eksi değerlerle ifade edilir.

Örneğin opsiyon primi  50 TL ise ve theta değeri 1 TL  ise bir sonraki gün opsiyonun primi en az 1 TL azalacaktır. Dolayısıyla tüm faktörlerin sabit kalması durumunda opsiyonun vadesine 1 gün daha yaklaşılması sonucunda opsiyonun primi 49 TL’ye düşer.

S: Rho nedir?
Y. Rho, faiz oranının yüzde 1’lik değişmesi sonucunda, opsiyonun priminde ne kadar değişimin olacağını gösterir.

Aşağıdaki örneğe bakarsanız, opsiyonun vadesine 365 gün kala dayanak varlık fiyatı 27 TL olan ve kullanım fiyatı 25 TL olan bir alım opsiyonunun fiyatlaması için kullanılan risksiz faiz oranı yüzde 5 iken söz konusu opsiyonun primi 3,9958 TL’dir. Daha sonra faizin yüzde 6’ya çıkması sonucu opsiyonun primi 3,9561 TL olarak gerçekleşir.

Ayrıca dikkat edilecek olursa risksiz faiz oranı yüzde 5 seviyesindeyken hesaplanan opsiyon primi ile, risksiz faiz oranının yüzde 6 seviyesindeki opsiyon primi arasındaki fark, risksiz faiz oranının yüzde 5 seviyesindeyken hesaplanan rho değerine eşittir.

S: Alım Opsiyonu-Satım Opsiyonu Paritesi (call-put parity) nedir?
Y. Aynı dayanak varlık, vade ve kullanım fiyatına sahip Avrupa tipi alım opsiyonu ile satım opsiyonu arasında bir denge bulunmaktadır. Bu denge alım satım opsiyonu paritesi olarak adlandırılmaktadır. Bu denge,  opsiyon primlerinden herhangi birinin bilinmesi durumunda diğerinin hesaplanabilmesini sağlamaktadır.

Bu denge aşağıdaki formül (Alım Opsiyonu-Satım Opsiyonu Paritesi) ile açıklanmaktadır:

Bu dengenin önemi, diğer araçları kullanarak “sentetik” bir alım opsiyonu oluşturulabilmesinden kaynaklanır.

S: “Sentetik” bir alım opsiyonu nasıl oluşturulabilir?
Y. Alım-Satım Opsiyonu Paritesi aşağıdaki şekilde yeniden yazılabilir (Alım-Satım Opsiyonu Paritesi Kullanılarak Alım Opsiyonu Fiyatı Hesaplanması):

Bu eşitlikten de görüleceği üzere, hiç alım opsiyonu almadan alım opsiyonunu sentetik üretmek mümkün olmaktadır. Yukarıdaki formüle göre aşağıdaki işlemleri yaptığımız zaman alım opsiyonu elde edilmiş olmaktadır:

        Satım opsiyonu satın alınır,

        Dayanak varlık alınır,

        Kullanım fiyatının iskonto edilmiş değeri kadar hazine bonosu satılır (opsiyonun vadesinde kullanım fiyatına eşit olacak tutarda hazine bonosu satılır, borç alınır)

        Bu işlemlerin sonucunda başlangıçta alım opsiyonunu almak için gerekli miktar kadar para fazladan çıkar.

S: ”Alım Opsiyonlu Fiyat Bazlı (Dikey) Yayılma Stratejileri” nelerdir?
Y. Alım opsiyonlu fiyat bazlı (dikey) yayılma stratejileri, kullanım fiyatları farklı iki alım opsiyonundan birinin alınması, diğerinin satılmasıyla gerçekleştirilir.
S: ”Alım Opsiyonlu Borçlu Dikey Yayılma Stratejisi” (Bull Spread with Call Options) nedir?
Y. Bu stratejiyi uygulayan yatırımcı, iki farklı kullanım fiyatlı alım opsiyonundan düşük kullanım fiyatlı opsiyonu alıp, eş zamanlı olarak yüksek kullanım fiyatlı alım opsiyonunu satar. Dolayısıyla, yatırımcı asli değeri daha yüksek olan alım opsiyonunu alır ve eş zamanlı olarak, asli değeri daha düşük alım opsiyonunu satar. Bu işlem sonucunda yatırımcı primi yüksek opsiyonu alıp, primi düşük opsiyonu sattığından, yatırımcının hesabından nakit para çıkışı olur. Bu yüzden de söz konusu dikey yayılma işlemi bir muhasebe terimi olan ‘’borçlu’’ kelimesi eklenerek “borçlu dikey yayılma” olarak tanımlanmıştır.
S: “Alım Opsiyonlu Alacaklı Dikey Yayılma Stratejisi” (Bear Spread with Call Options) nedir?
Y. Bu stratejiyi izleyen yatırımcı, iki farklı kullanım fiyatlı alım opsiyonundan düşük kullanım fiyatlı alım opsiyonunu satıp, eş zamanlı olarak yüksek kullanım fiyatlı alım opsiyonunu alır. Dolayısıyla, yatırımcı asli değeri daha yüksek olan alım opsiyonunu satar ve eş zamanlı olarak, asli değeri daha düşük alım opsiyonunu alır. Bu işlem sonucunda yatırımcı primi yüksek opsiyonu satıp, primi düşük opsiyonu satın aldığından, hesabına nakit para girişi olur. Bu yüzden de söz konusu dikey yayılma işlemi bir muhasebe terimi olan “alacaklı” kelimesi eklenerek “alacaklı dikey yayılma” olarak tanımlanmıştır.
S: “Satım Opsiyonlu Fiyat Bazlı (Dikey) Yayılma Stratejisi” nedir?
Y.